<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk</title>
	<atom:link href="http://ataturkport.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ataturkport.wordpress.com</link>
	<description>M.Kemal ATATÜRK</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 May 2008 14:47:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='ataturkport.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Atatürk</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://ataturkport.wordpress.com/osd.xml" title="Atatürk" />
	<atom:link rel='hub' href='http://ataturkport.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>SON BALO VALS &amp; ZEYBEK</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/28/son-balo-vals-zeybek/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/28/son-balo-vals-zeybek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 May 2008 14:47:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=31&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=4795190689845472424'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=4795190689845472424'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='opaque' /></object></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/31/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/31/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/31/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=31&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/28/son-balo-vals-zeybek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ermeni Meselesi</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/28/ermeni-meselesi/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/28/ermeni-meselesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 May 2008 11:45:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermmeni Meselesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları, Ortaasya, Kafkasya ve Ortadoğu’daki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir. Geçmişte Osmanlı devleti, bugün de Türkiye, bu jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı çeşitli entrikaların çevrildiği bir alan olmuştur. Osmanlı devletini parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=29&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları, Ortaasya, Kafkasya ve Ortadoğu’daki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Geçmişte Osmanlı devleti, bugün de Türkiye, bu jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı çeşitli entrikaların çevrildiği bir alan olmuştur. Osmanlı devletini parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler, bu entrikalarında yüzlerce yıldır Türklerle dostça yaşayan Ermenileri kullanmışlardır.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Tarihte olduğu gibi günümüzde de, Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler bulunmaktadır. Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla suçlayan anıtlar dikilmekte, bazı ülkelerde de soykırım iddiasını tanımaya yönelik kararlar parlamento gündemlerine getirilmekte, hatta kimi ülke parlamentolarında kabul edilmektedir. Gerçekte tarihçilere bırakılması gereken bu konular, siyasetçilerin elinde çıkar aracı haline dönüştürülmektedir.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Tarih boyunca Romalılar, Persler ve Bizanslılar tarafından Anadolu’nun bir yerinden diğerine sürülen, savaşlara itilen ve çoğu kez üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören Ermeniler, Türklerin Anadolu’ya girişlerinden sonra Türklüğün adil, insani, hoşgörülü, birleştirici anlayış ve inancından yararlanmışlardır. Bu ilişkilerin gelişme ve doruğa ulaşma çağı olan 19. Yüzyıl sonlarına kadar süren devir, <strong>“Ermenilerin altın çağı” </strong>olmuştur. Osmanlı devletinin çalışan, liyakatli, dürüst ve becerili her vatandaşına sağladığı imkanlardan gayr-i müslimler içinde en çok faydalananlar Ermeniler olmuştur. Askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulurken, ticarette, zanaatta, çiftçilikte ve idari işlerde yükselme fırsatını elde etmişler ve devlete bağlı, milletle kaynaşmış ve anlaşmış olduklarından dolayı <strong>&#8220;millet-i sadıka” </strong>olarak kabul edilmişlerdir. Bu çerçevede Türkçe konuşan, ayinlerini bile Türkçe yapan bu topluluktan devlet kademelerinde önemli görevlere yükselenler, hatta Bayındırlık, Bahriye, Hariciye, Maliye, Hazine, Posta-Telgraf, Darphane Bakanlıkları, Müsteşarlıkları yapanlar olmuştur. Hatta Osmanlı devletinin meseleleri üzerinde Türkçe ve yabancı dillerde eserler de yazmışlardır.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Ancak Osmanlı devletinin zayıflamaya başladığı dönemlerde, hemen her konuda Avrupa’nın müdahalesi baş gösterince, Türk-Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma başlamıştır. Batılıların özellikle misyoner din adamı kisvesinde, Osmanlı devleti içine soktuğu provokatörlerin faaliyetleriyle Ermeniler; dini, kültürel, ticari, sosyal ve siyasi açılardan Türk toplumundan uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Böylece, çoğu defa Türklerin zararlı çıktığı trajik olaylar başlamış, Doğu Anadolu’da başlatılan ve İstanbul’a kadar yayılan isyan hareketlerinde binlerce Türk ve Ermeni hayatlarını kaybetmiştir.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Birinci Dünya Savaşı sırasında ise; Osmanlı askeri olarak düşmanlara karşı savaşan veya geri hizmetlerde çalışan Ermenilere karşılık, Ermenilerin önemli bir kısmı düşman kuvvetlerinin yanında Türklere karşı savaşmıştır. Cephe gerisinde de komitacı Ermeniler kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmaksızın katliamlara girişmişler, yüz binlerce Müslüman’ın hayatına kastederek Doğu Anadolu’yu bir harabe haline çevirmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Devletin bunları yatıştırmak ve durdurmak için aldığı tedbirler istismar edilmiş ve dış devletlerin tahrik ve vaatleriyle Ermeniler, bin yıl refah içinde yaşadıkları ülkeyi parçalamaya çalışmışlardır.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Anadolu dışında kurulan Hınçak, Taşnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru Cemiyeti, Genç Ermenistan Cemiyeti, İttihat ve Halas Cemiyeti ve Karahaç Cemiyeti gibi örgütler, halkı silahlı ayaklanmaya sevk etmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Osmanlı devleti, Birinci Dünya Savaşı içinde, Ermeni isyanının yoğun olduğu Doğu Anadolu’da, bir yandan cephede Rus ordularıyla ve Rusların yanında yer almış olan Ermeni kuvvetleriyle savaşmak zorunda kalmıştı. Diğer yandan da cephe gerisinde Türkleri katleden, Türk köy ve kasabalarını yakıp yıkan, ordunun ikmal tesislerine ve konvoylarına saldıran Ermeni çeteleri ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. </span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Ayrıca hem cephede hem de cephe gerisinde savaşmak durumunda bırakılmasına rağmen, 9-10 ay, cephe gerisindeki önemli tehlikeyi “mahalli tedbirlerle” çözüme ulaştırmaya çalışmıştır. Bu arada, 24 Nisan 1915’te, cephe gerisinde faaliyette bulunan Ermeni komitecilerine yönelik bir operasyon yapmış ve vatana ihanet eden 2345 komiteciyi tutuklamıştır. </span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Komitecilerin dışında özellikle Rus sınırına yakın bölgelerdeki Ermeni halkın da devlete isyan halinde olduğunu görünce, son çareye başvurmuş ve bölgedeki Ermenilerden sadece isyan hareketine karışanları savaş bölgesinden alıp, ülkenin emniyetli bölgelerine “sevk ve iskâna”, o dönemdeki ifadesiyle “tehcir”e tabi tutmuştur. Bu uygulama ile aynı zamanda her şeyden önce cephe gerisinde iç savaş ortamında bulunan Ermeni halkın can güvenliği sağlanmıştır. Çünkü Ermenilerin bölgedeki Türklere yaptıkları katliam ve mezalimin karşılığını müslüman halk da vermeye başlamıştı.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Ermenistan ile bir takım siyasi ve ekonomik çıkarlar için Ermenileri kullanan bazı devletler, yer değiştirme uygulamasını ve 24 Nisan’daki tutuklamaları bir “soykırım” gibi göstermek ve dünya kamuoyunu bu konuda ikna etmek için yoğun bir propaganda faaliyetine girişmişlerdir(<strong>1</strong>).</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Oysa Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Osmanlı devletini işgal eden devletlerden İngilizler, aralarında Osmanlı siyasi ve askeri liderleriyle önde gelen aydınların da bulunduğu 143 kişiyi “Ermeni olaylarında savaş suçu işledikleri” gerekçesiyle tutuklayarak Malta adasına sürmüş ve hapsetmiştir. Suçlamalarla ilgili olarak Osmanlı, ABD ve İngiliz arşivlerinde geniş çaplı araştırmalar yapılmıştır. Buna rağmen, Malta’daki tutuklular hakkında iftiraları kanıtlayacak deliller mahkemeye sunulamamıştır. Sonuç olarak Malta&#8217;daki tutuklular, kendilerine hiçbir suçlama dahi yöneltilmeden ve duruşma yapılmadan 1922&#8242;de serbest bırakılmışlardır.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Ancak Türkleri sözde soykırımla suçlama gayretleri durmamış; Malta’daki yargılama sürecinde İngiliz basınında Osmanlı Hükümeti’ni sözde soykırım ile suçlayan ve bu konuyu ispata yeltenen bazı uydurma belgeler yayınlanmıştır. Söz konusu belgelerin General Allenby komutasındaki İngiliz İşgal Kuvvetleri tarafından Suriye&#8217;deki Osmanlı Devlet Dairelerinde ortaya çıkarıldığı iddia edilmiştir. Ancak, İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından sonradan yapılan soruşturmalar, İngiliz basınına verilen bu belgelerin İngiliz ordusu tarafından ele geçirilen belgeler olmayıp, Paris&#8217;teki Milliyetçi Ermeni Delegasyonu tarafından müttefik delegasyonlara gönderilen yazılar olduğu anlaşılmıştır<strong>(2).</strong></span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Bütün bu gerçeklere rağmen, sözde soykırım iddialarını gündemde tutmak için olağanüstü gayret sarf eden Ermeni komiteleri, terör eylemlerine yönelmişlerdir. 1965&#8242;ten sonra, çeşitli ülkelerdeki Ermenilerin, Türkiye aleyhine başlattıkları karalama kampanyasıyla dünya ve Türkiye kamuoyunda varlığını hissettiren sözde Ermeni Sorunu, 1970&#8242;li yıllardan itibaren yurtdışındaki Türk temsilciliklerine yönelik terör eylemlerine dönüşmüştür.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Gurgen (Karekin) Yanikan adlı bir yaşlı Ermeni’nin 27 Ocak 1973&#8242;de ABD&#8217;nin Santa Barbara kentinde, Türkiye&#8217;nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ile Konsolos Bahadır Demir&#8217;i katletmesiyle başlayan &#8220;Bireysel Ermeni Terörü&#8221;, 1975&#8242;den itibaren tıpkı 1915 öncesinde olduğu gibi <strong>&#8220;Örgütlü Ermeni Terörü&#8221;</strong>ne dönüşmüştür. Yurtdışındaki Türk görevliler, diplomatlar, elçilikler ve kuruluşlarına yönelik Ermeni saldırıları, kısa sürede hızlı bir tırmanma göstererek yoğunluk kazanmıştır.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Ermeni teröründe, Türkiye’deki iç huzursuzluğun zirveye çıktığı 1979 yılından itibaren büyük bir artış gözlenmeye başlanmıştır. Ermeni teröristler, 21 ülkenin 38 kentinde, 39&#8242;u silahlı, 70&#8242;i bombalı, biri de işgal şeklinde olmak üzere toplam 110 terör olayı gerçekleştirmişlerdir. Bu saldırılarda 42 diplomatımız ile 4 yabancı hayatını kaybederken, 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişi de yaralanmıştır(3).</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında PKK sahneye çıkarılmış ve Asala-Ermeni terörü geri plâna çekilmiştir. Belgeler, Bekaa ve Zeli kamplarında ASALA ile PKK militanlarının birlikte eğitim gördüklerini ortaya koymuştur.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Türk güvenlik güçlerinin PKK terörü ile mücadelede başarı sağlamasının ardından Ermeni komiteleri, sözde iddialarını Ermenistan devletinin açık desteği ve Ermeni Diasporası aracılığıyla sürdürmeye devam etmektedirler. Çeşitli ülke parlamentolarından “sözde Ermeni Soykırımı”nı kabul eden yasaların ve önerilerin çıkmasını sağlamaya çalışarak, asılsız iddialarını dünya kamuoyuna kabul ettirmeye çalışmaktadırlar.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:x-small;font-family:Verdana;">Amaçları, sözde iddialarını tüm dünyaya <strong>“tanıtmak”,</strong> Türkiye’yi bu temelsiz iddiaları <strong>“tanımak”</strong> zorunda bırakmak, sözde soykırımdan dolayı Türkiye&#8217;den <strong>&#8220;tazminat&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;toprak&#8221;</strong> almak ve &#8220;Büyük Ermenistan&#8221; rüyasını gerçekleştirmektir.</span></p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://www.tsk.mil.tr/8_TARIHTEN_KESITLER/8_1_Ermeni_Sorunu/konular/fotograflar/014.jpg" alt="" width="324" height="235" /></p>
<p style="text-align:center;"> </p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/190724.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/atat_rk.gif" border="0" alt="ATATÜRK SOYKIRIMI KABUL ETMEDI" width="75" height="75" /> </p>
<address><span style="color:#ff0000;">Not:</span> <strong>Atatürk Soykırımı Kabul etmedi</strong></address>
<p style="text-align:center;"><img src="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/sari__izgi.gif" border="0" alt="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2001/06/HA28X06X01.HTM" width="620" height="9" /> </p>
<p style="text-align:center;"><a href="blank"><span style="color:#ff0000;">ERMENİ SORUNU</span></a></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;"><br />
 </span></p>
<p style="text-align:center;">
<div style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:12pt;color:#339966;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;">KANAL B TELEVİZYONU &#8211; 25.03.2005 / 22.00<br />
Mithat SİRMEN&#8217;in yönettiği &#8220;Hariciye Kliniği Programı&#8221;</span></div>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:12pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><span style="color:#339966;">İsviçre&#8217;de Atatürkçü Düşünce Derneği &#8220;Ermeni soykırımı iddialarını kabul etmiyoruz&#8230;&#8221; diye mahkemeye başvurmuş&#8230; Mahkeme önce başvuruyu kabul etmiş, sonra ilgili derneğe &#8220;soykırım yoktur demek kanunlarımıza göre suçtur&#8230;&#8221; diyerek para cezası vermiş.</span></p>
<p><span style="color:#339966;">Hrant DINK Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni telefonla katıldı<br />
Türkiye&#8217;nin bu yıl gösterdiği performansı takdirle karşılıyorum. Dünya insanı soykırım yönünde tartışmaya çağrıldı.<br />
Erivan&#8217;da soykırım müzesi var.<br />
Önemli bir arşivi var&#8230;<br />
Türk ve Ermeni tarihçiler bir araya gelip araştırma yapmaları gerekiyor. İki halkın önceden güzel bir ilişkiye girmeleri gerekir.<br />
Biz bize kalsaydık her şey güzelleşirdi. Fransa ve Rusya girdi araya&#8230; Bizi birbirimize düşürdüler. Geleceğimizi nasıl inşa etmeliyiz? Bunu araştırmalıyız. Almanlar Fransızlar bizim üzerimizden politika yapıyorlar. Yani Türkiye&#8217;yi Avrupa Birliğine almamak için bizim üzerimizden politika yapıyorlar.<br />
Bizim konumuz tarih değil, birbirimizle nasıl iyi ilişkiye gireceğiz bu tartışılmalı&#8230;<br />
Devlet bizi dinlemeli Avrupa&#8217;yı değil&#8230; Bizi azınlıklar kanunu çıkararak dışlamamalıydı. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız&#8230;<br />
¤<br />
Bizim haklarımızı Türk devleti vermeli Avrupa değil diyor.<br />
Ermenistan&#8217;la ilgili sorunları biz çözmeliyiz.</span></p>
<p></span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:12pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><span style="font-size:large;color:#cc0033;"><img src="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/sari__izgi.gif" border="0" alt="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2001/06/HA28X06X01.HTM" width="620" height="9" /><span style="color:#000000;"> </span></span></span></p>
<p style="text-align:center;">
<div style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:12pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><span style="font-size:large;color:#cc0033;">ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI&#8230;</span></span></div>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:12pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"></p>
<p align="center"><a href="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2000/11/HA29x11x00.HTM"><span style="color:#666699;">GÜREL : &#8220;TÜRKİYE&#8217;Yİ HAKSIZ ŞEKİLDE SUÇLAYARAK, KÖŞEYE SIKIŞTIRMA ÇABALARI VAR. ANCAK BU KONUDA TÜRKİYE OLARAK İRADEMİZ TAMDIR&#8221;</span></a></p>
<p align="left">
<div><span style="font-weight:bold;font-size:14pt;color:#666699;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#ffffff;text-decoration:none;">ANKARA, 29/11 Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, Ermeni soykırımı iddialarının Batı ülkelerinde uyumlu bir şekilde gündeme getirildiğini belirterek, &#8220;Türkiye&#8217;yi haksız şekilde suçlayarak, köşeye sıkıştırma çabaları var. Ancak bu konuda Türkiye olarak irademiz tamdır&#8221; dedi.</span></div>
<p><span style="font-weight:bold;font-size:14pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><span style="color:#666699;">MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Kaya, TBMM Genel Kurulu&#8217;nda gündemdışı söz alarak, Ermeni soykırımı iddialarının gerçekleri yansıtmadığını belirtti, Kaya, 1. Dünya Savaşı&#8217;nda, Ermenilerin yer değiştirmesi sırasında yaşanan sert kış şartları, salgın hastalıklar sebebiyle meydana gelen ölümlerin yanlış bir şekilde ortaya konulmak istenildiğini kaydetti.</span></p>
<p><span style="color:#666699;">Kaya&#8217;ya yanıt veren Devlet Bakanı Gürel, batı ülkelerinde bu tür asılsız iddiaların uyumlu bir şekilde gündeme getirildiğini söyledi. Bu iddiaların uluslararası alanda kabulü yönündeki çalışmaların uzun bir geçmişi olduğunu belirten Gürel, Ermenistan&#8217;da Koçeryan&#8217;ın işbaşına gelmesinden sonra radikal Ermeni gruplarının yurtdışında çalışmalar yaptıklarını anlattı.</span></p>
<p><span style="color:#666699;">ABD&#8217;de bu konuda kabul ettirilmek istenilen karar tasarısının Başkan Bill Clinton ve Türkiye&#8217;nin çabaları ile gündemden düşürüldüğünü, seçim ortamına giren Fransa&#8217;da alınan kararın kabulü için Meclis&#8217;ten yeniden geçmesi gerektiğini ifade eden Gürel, Avrupa Parlamentosu&#8217;nda bu yönde alınan kararı da haksız ve insafsız olarak niteledi. Gürel, &#8220;AP&#8217;nin bu konuda iyi niyetinden de kuşku duyuyoruz. (Bir noktadan azınlık konusuna girip, bunun hiçbir şekilde kabul etmeyeceğimiz başka bir noktadan mı çıkmak istiyorlar?) diye bizde şüphe yaratmaktadır&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="color:#666699;">Devlet Bakanı Gürel, Koçaryan&#8217;ın radikal Ermenileri kışkırtmaya devam ettiğini, Ermenistan&#8217;ın Türkiye üzerinde güçlü bir baskı oluşturarak, soykırım iddialarını kabul ettirmek istediklerini söyledi. Ermenilerin bu iddialarını kabul ettirip, tazminat ve toprak talebinde bulunabileceklerini vurgulayan Gürel, Türkiye&#8217;nin tarihten saklayacağı ve utanacağı hiçbir insanlık suçunun olmadığını belirtti. Gürel, &#8220;Biz, başkaları gibi tarihten saklayacak bir insanlık suçu işlemiş değiliz&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="color:#666699;">Şükrü Sina Gürel, Türkiye&#8217;nin Osmanlı arşivlerini tarihçilerin hizmetine sunduğunu anımsatarak, Taşnak Partisi&#8217;nden de arşivlerini tarihçilere açmasını istedi.</span></p>
<p><span style="color:#666699;">Ermenistan&#8217;ın, bir komşusunun toprağını işgal ettiğini, bir başka komşusunun toprağında gözünün olduğunu belirten Gürel, böyle bir ülkeyle Türkiye&#8217;nin normal ilişki kurmasının mümkün olmadığını ifade etti.</span></p>
<p><span style="color:#666699;">Gürel sözlerini, &#8220;tarihi lekelemeye ve Batı ile aramızı açmaya çalışan ve bu tür girişimlerde bulunanlara karşı her türlü önlemi almaya devam edeceğiz&#8221; diyerek tamamladı.</span></p>
<p></span> <img src="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/sari__izgi.gif" border="0" alt="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2001/06/HA28X06X01.HTM" width="664" height="9" /></p>
<p></span></p>
<p style="text-align:center;"> </p>
<p style="text-align:center;">
<div></div>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:12pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><span style="font-weight:bold;font-size:14pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="98%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td style="padding-top:10px;"> </td>
</tr>
<tr>
<td>
<p align="center"><img src="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/tarihi_belgelerle_1.jpg" border="0" alt="TARİHİ BELGELERLE ERMENİ MEZALİMİ " width="499" height="52" /></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align:center;" align="left"> </p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><span style="color:#993366;">&#8220;Su uyur düşman uyumaz&#8221; derler ya doğrudur. Türk milletinin de tarih boyunca başı hiç bir zaman dertten kurtulmadı. Orta Asya&#8217;da Çin ile başlayan, Anadolu&#8217;da Haçlı orduları ile devam eden mücadele, bugünlerde, gündem ve şekli değiştirerek günümüze kadar gelmiştir.</p>
<p>Türklerin güçlü olduğu dönemlerde Türk&#8217;e köle olmaya bile razı olan Avrupalı dostlarımızın gerçek yüzlerini bu yazı serisinde net olarak göreceksiniz. Buna en iyi örnek ise Kanuni Sultan Süleyman&#8217;a Fransa kralının yazdığı mektup ve mektupların cevaplarıdır. Bu mektubun tam metni Hamle gazetesi ve Niğde 51 Haber Gazetesi&#8217;nde yayınlandı. Her Türk vatandaşının bu ibret dolu mektubu okumasında yarar vardır.</p>
<p>Bugün Türkiye adeta ateş çemberi içindedir. Bir yanda İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan ve Rusya diğer yandan dost görünen Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere ve Amerika&#8230; Peki bu devletlerin hangisi gerçek Türk dostudur. Bu ülkelerin, Türk milleti için hayır ve iyilik yapmasını düşünmek &#8220;eşyanın tabiatına aykırıdır&#8221; bakınız bu Avrupalı dostlarımızın bizi ne kadar çok seviyor olduklarını bu yazı serisinin tamamını okuyunca anlayacaksınız. Bir kere, bu devletlerin, tarihten gelen kuyruk acıları ve Haçlı ordularının intikam duyguları vardır. Bizim asıl üzüntümüz içimizdeki satılmış işbirlikçilerinin zaman zaman bu hainlere destek vermeleridir. Almanya,İtalya,Fransa ve İngiltere sürekli &#8220;saman altından su yürütmektedirler.&#8221; Önce Türkiye&#8217;nin İslam ülkeleri ve Türki devletlerle bağlarını kopardılar. Ülke içindeki etnik sınıflara destek vermek suretiyle Türk, Kürt, Ermeni düşmanlığını körüklediler. Daha sonraları da Faşist-Dev Sol, Laik-Antilaik, Apo, Hizbullah gibi yasa dışı örgütleri Türk milletinin başına bela ettiler.</p>
<p>Apo olayı ile Doğu Anadolu&#8217;da 30.000&#8242;nin üzerinde insanımızın canına kıydılar. İşte bütün bunlar tarihten gelen Bizans oyunlarının birer parçasıdır. Sürekli gündem değiştiren her defasında başka bir görüntü veren bu zihniyeti bu millet iyi tanımalıdır. Bir ara Milliyetçi, Şeriatçı, Dev Sol, Faşist diye kardeşi kardeşe kırdırdılar. Türkiye&#8217;yi kurtarılmış bölgelere ayırdılar. Neyse ki ülkede daha çok kan dökülmeden ordumuzun sağ duyulu çabası ile bu tehlikeler önlendi.</p>
<p>Kim bilir gelecekte Türkiye üzerine ne gibi yeni oyunlar ve tuzaklar hazırlanacaktır. Belki de sıra Tarikat ve Mezheplere gelecektir. İşte o zaman işin vehameti gerçek olarak ortaya çıkacaktır. Bu konuda millet olarak duyarlı ve uyanık olmak zorundayız.</p>
<p>Kanuni Sultan Süleyman döneminde kapitülasyonlarla yabancılara tanınan geniş haklar ve büyük tavizler ile Sultan Mahmut&#8217;un Tanzimat Fermanı&#8217;ndan sonra da Avrupa&#8217;nın Osmanlılara &#8220;hasta adam&#8221; gözüyle baktığı dönemde iç işlerimize karışmaya başladılar. İçimizdeki azınlıkları kışkırttılar. Halbuki bundan önce yan yana dostça, kardeşçe yaşayan bu azınlıklar şimdilerde problem olmaya başladı. Avrupalı dostlarımız kirli ellerini, sinsi planlarını Türkiye üzerinde uygulama fırsatı buldular. Anadolu&#8217;daki Ermenileri ayaklandırdılar. Bunun neticesinde Avrupa&#8217;daki İnsan Haklarını gündeme getirdiler. Ne hikmetse o dönemde Beyaz Ruslar, yüzl erce Yahudi&#8217;yi, işkenceyle öldürdüklerini kurşuna dizdiklerini, kalan kısmını da sürgüne gönderdiklerini bilmeyen var mıdır?</p>
<p>Almanya&#8217;da Hitler iktidarı, &#8220;Yahudileri binalara doldurup ateşe verdiği&#8221;, tarihi bir gerçektir. O dönemde haince işlenen cinayetler ne çabuk unutuldu da şimdileri demokrasi havarisi kesilen bu insanlar, kurtarıcı aslan kesiliverdiler. Peki Amerika bu uygulamanın neresindedir dersiniz? Bu ülkede idam cezaları uygulanırken, 30.000 insanımızı öldüren, bir o kadarını da sakat bırakan, ülke ekonomisini de felce uğratan PKK ve Hizbullah çetelerini biz hala beslemeye devam etmekteyiz. Mecliste bu konuda idam cezasının kaldırılmasından yana tavır almaktayız. Günümüzde dost görünen Fransa, İtalya, Almanya, Yunanistan, Amerika hatta İsrail devletleri Ermenilerin hamisi durumundadırlar ve Türk milletini de &#8220;SOYKIRIMI&#8221; suçlaması ile<br />
yargılamaktadırlar. Bu konu, açıkça Bizans oyunu ve Haçlı intikam duygusunun depreşmesidir.</p>
<p>Her Türk milliyetçisi kesinlikle &#8220;domuzdan post eski düşmandan dost&#8221; olmayacağını bilir. Son dönemlerde Avrupa&#8217;da birçok Türk sefaret mensupları Ermenilerce şehit edildi. Bu olaya Avrupalı dostlarımız sessiz kaldı. Eğer bu cinayetler Türkiye&#8217;de olsaydı dünya kamuoyu ayağa kalkardı ve yer yerinden oynardı. Şimdi Ermeni tarihine bir göz atalım. Bu tarih 1850 yılından sonra yazılmaya başlanmıştır. Ermeni Tarihini araştırma yapan batılı yazarlar, gerçeklere uymayan tespitlere yer vermiştir. Şayet bu yazarlar Arap ve Bizans kaynaklarına dikkat etselerdi Ermeni gerçeğini net olarak görebilirlerdi ve Türkler hakkında da yanılgıya düşmezlerdi.</p>
<p>Orta Çağda Arap hakimiyetinde yaşayan Ardzrouni ve Bagratuui diye bilinen iki aile vardı. Ermenilerin kökü de bu ailelere dayanmaktadır. Bu dönemde halifenin otoritesi zayıflayınca {885-886) Bagratuui ailesinden Asot isimli zat Bizans&#8217;ın desteği ile kral ilan edildi ve ona taç giydirildi. Böylece Ermeniler tarihte ilk kez Bizans egemenliğine girmiş oldular. Fakat Ermeniler Bizans da aradıklarını bulamadılar. Sürekli zülüm ve işkence gördüler. Anadolu ya yapılan Türk akınları sırasında Türklerin yanında yer aldılar. Ermeni ve Süryani kaynakları &#8220;Allah sapık Rumların zulmünü ortadan kaldırmak için Türkleri Anadolu nun fethine memur etti&#8221; şeklinde tarihe şerh düştüler.</p>
<p>Ermeniler, Selçuklu İmparatorluğu döneminde altın devrini yaşadılar. Ermeni tarihçilerinden, Anili bu durumu anlatırken :<br />
&#8220;Melikşah&#8221; İmparatorluğunun her yerinde sulh ve adalet vardı. Onun davranışı asil, düşünceleri yüksek, tavrı şahane idi. Melikşah, halkı tarafından çok sevilirdi. &#8220;Böyle giderse bütün Avrupa Müslüman Türklerin eline geçecektir&#8221; demektedir. İşte bu düşünce, bu ilgi Avrupa ülkelerini ürküttü. Papanın önderliğinde, toplantılar yapıldı. Bir takım tedbirler alındı. Haçlı orduları gündeme geldi.</p>
<p>O günden bugüne zihniyet bakımından hiçbir şey değişmedi. Aynı mantık, aynı kin, aynı düşmanlık ve gizli emellerle, değişik biçimlerde her devirde güncelliğini korudu. Türklerin güçlü olduğu zamanlarda azınlıkların bağlılığı, takdirle yad edilmekteydi. Özellikle Süryaniler Türklere hiçbir zaman ihanet etmediler. Fakat Ermeniler zaman, zaman Haçlı orduları ile dirsek temasına geçtiler ve onlara destek verdiler.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğunun ilk zamanlarında Ermeniler Karaman ve Ramazan Oğulları&#8217;nın yanında yer aldılar. Fatih ve Yavuz Sultan Selim Han döneminde ise Akkoyunlu ve Karakoyunlu devletlerinin idaresinde azınlık olarak yaşadılar. Bu yörelere Bizans zulmünden kaçarak geldiler. İstanbul&#8217;u Sultan Mehmet fethedince azınlıklar rahat bir nefes aldılar. Ermeniler ve diğer azınlıklar bu dönemde hürriyetin tadını çıkardılar. Eğitimde, ticarette, adalet ve ibadette geniş imkanlara kavuştular.</p>
<p>Sultan Mahmut&#8217;un Tanzimat Fermanından sonra Türk devletinin otoritesi ve yönetimi zayıfladı. Ülkedeki azınlıklar dış devletlerin tahriki ile kazan kaldırdılar. Yönetimi ele geçirme çabasına girdiler. Bunda da kısmen başarılı oldular. Özellikle Fransa, İtalya, Almanya, Macaristan ve İngiltere&#8217;nin ortaklaşa yürüttükleri Haçlı orduları, şimdi kalleşçe, Türkleri içten yıkma gayretine girdiler ve Ermenileri Anadolu&#8217;da isyan a teşvik ettiler</p>
<p>Avrupalı yazarların tespitlerinde, l9l5 tarihinde, Dünyada Ermeni nüfusunun tamamı, 2.427.392 olarak belirtilmektedir. Bunların başında İngiliz seyyahı YNCH&#8217;ın 1901&#8242;de yayınladığı seyahatnamesi önemli bir kaynaktır. Buna göre Ermeni nüfusunun ancak 1.158.484&#8242;ü Türkiye&#8217;de bulunmaktadır. Halbuki Ermeni yazarı Basmanciyan Avrupalıların desteği ile bu nüfusun 4.500.000 kişi olduğunu, 2.500.000&#8242;in Türkiye&#8217;de yaşadığını iddia etmektedir.</p>
<p>Sultan Abdülmecid&#8217;in 1839&#8242;da &#8220;Gülhane Hatt-ı Humayun&#8217;u&#8221; ilan etmesi ile Osmanlı tebaasında ırk, dil, din, mezhep ayrımı ortadan tamamen kaldırılmış oluyordu. İşte bu geniş hürriyetten yararlana Ermeniler iyiden iyiye işi azıttılar. Fransa&#8217;nın girişimi ile Ermeni patriği, II.Sultan Mahmut&#8217;a resmen kabul ettirildi. Amerikalı misyonerler 1828&#8242;de Türkiye&#8217;ye Protestan dinini yayma adına fakir Ermeni çocuklarına parasız okullar açtılar, hastaneler, mabetler yaptırdılar. Ermeni dilini yaygınlaştırmak için İncil dağıttılar. 1846 yılında da İngiltere&#8217;nin &#8220;Ermeni Protestan Cemaatı İdare Heyeti&#8221; Türkiye&#8217;de işe başladı. 1850 yılında çıkarılan fermanla da &#8220;Protestan milleti&#8221; resmen tanındı. Ermenile rin teşkilatlanması, dış yardımlar sayesinde hızlandı. Tanzimat Fermanından sonra Ermeniler devlet yönetimine sızdılar ve güçlü hale geldiler. Osmanlı sınırları içinde toprakları olmamasına rağmen tüccar, esnaf, kuyumculuk dallarında adeta &#8220;Ermeni zenginliği efsanesini&#8221; yaşattılar ve &#8220;Ermeni Millet Nizamnamesi&#8221; adıyla bir heyet kurdular. Bu heyet 1862 yılında resmi olarak onaylandı ve yürürlüğe girdi.</p>
<p>Osmanlının üzerine bir kabus gibi çöken bu gelişmelerin özünde &#8220;Şark Meselesi&#8221;, yani Osmanlı topraklarının taksimi yatmaktaydı. Bu konu, Orhan Gazi zamanında Çanakkale&#8217;den geçen ve Avrupa&#8217;ya ayak basan Türkleri, Avrupa dan atmak &#8220;anlamındaki düşünce, bütün Hıristiyan devletlerin ortak tutkusu ve vazgeçilmez kararıydı.&#8221;</p>
<p>İş, Sultan Abdülaziz dönemine gelince, Olayın seyri birden değişti&#8230; Muhteris Devlet adamları, Hüseyin Avni ve Rüştü Paşalar,önce Sultanı tahttan indirdiler, sonra da katlettiler. Ermeniler bu fırsatı kaçırmadılar ve hemen karşı atağa geçtiler. Bu ara Sultan Murat tahta çıktı.Fakat onun sağlığı bozuk olduğu için, bu görevi II.Sultan Mahmut&#8217;a bıraktı&#8230; Sultan Mahmut, siyasi bir manevrayla. &#8220;Hicaz demiryolu&#8221;<br />
ihalesinde,İngiliz ve Fransızların karşısına Almanları çıkardı.<br />
Ermenilerin koruyucusu olan bu devletleri bir birine düşürdü.Hindistan Devletinin Osmanlıya karşı aşırı bir bağlılığı vardı. İngiltere hük ümeti, Hindistan&#8217;da çıkan isyanı durdurması için Halifeden &#8220;Sükunet Fermanı&#8221; istiyor ve çıkan olayların durmasını sağlıyordu.Tam bu sırada Mithat Paşanın kaprisiyle, Rusya ile savaş kararı alındı.<br />
Bu arada Osmanlı komutanları arasında derin görüş ayrılıkları gündeme geldi. Bu da Ermenilerin ve dış güçlerin işine yaradı.<br />
Onların ekmeğine yağ sürüldü. Rus Orduları Yeşil köye kadar geldiler. Ermeni Patriği Nurses, küstahça, hemen Rus Başkomutanı Nikola&#8217;yı ziyaret etti ve Ondan Doğu Vilayetlerine &#8220;Ermenistan&#8221; adıyla bir devletin ilan edilmesini istedi. Eğer bu mümkün olmaz ise, bu bölgenin &#8220;Rus hakimiyeti&#8221; altına alınmasını rica etti..</p>
<p>Osmanlı devletinin geniş yetkiler verdiği Ermeni Patriği, Türkün ezeli düşmanı olan Rusya dan muhtariyet istemesi, tarihte örneği görülmemiş bir ihanettir. Son dönemlerde Fransa Parlamentosunda Türkler için alınan kınama kararına, rağmen İstanbul Patriğinin göstermelik tepkileri, bence pek inandırıcı gelmiyor. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir. Dünün &#8220;Şark siyaseti&#8221; Rusya ve Avrupa devletlerinin Ermenileri koruma fikrinden doğmuştur. Bu düşmanlık, dünden bu güne devam ederek gelmiştir.</p>
<p>Rus Başkonsolosu Grandük Nikola, II.Sultan Abdulhamid&#8217;i ziyaret etmek için İstanbul&#8217;a geldi. Ermeni Patriği Nurses, Rus Komutanına Ermeniler için gösterdiği yardımlardan dolayı teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Ve Ermenilerin muhtariyeti hakkında da muhtıra verdi.</p>
<p>İstanbul da oturan Ermeni Patriği &#8220;Nubar Paşa&#8221; başkanlığındaki Ermeni asıllı Vali,adliye ve zabıta amirlerden meydana gelen bir komite kurdu. Berlin Konferansını yöneten &#8220;Bismark&#8217;a&#8221; gönderdi.Giden heyet burada.Fransa, İngiltere ve Alman heyetleriyle buluştu. Burada yoğun bir lobi çalışması yaptılar. Olayları ters yüzü ederek, abartılı bir şekilde &#8220;Türk işkencesi&#8221; konusunu işlediler Bunun yankıları kısa surede ortaya çıktı. Çeşitli Avrupa Ülkelerinde Ermenilerin lehine, mitingler düzenlendi</p>
<p>Dünden, bu güne ne değişti? Aynı oyun, aynı zihniyet hala devam etmektedir. Patrik Nurses I884 de öldü. Yerine Harutyan Vehabetyan geçti. Ermeniler iyiden,iyiye azıttılar. Okullarda ve Kiliselerde halka Ermeni Krallığının kurulma fikrini telkin etmeye başladılar. Ruslar son model silahlarını Ermeni komitacılara gönderdiler. Eli kanlı Papazlar, Kiliseleri cephanelik haline getirdiler.</p>
<p>Erzurum isyanını hazırlayan Erzurum Murahhası Orman yandı. Bu zat, Osmanlı yönetiminde Paşa idi. Valiler ve üst seviyedeki, bürokratlar Ermeni asıllıydı. Ve bu olayları içten içe körükleyende onlardı. Bu arada, Haren Aşikyan [I888] de Ermeni Patriği seçildi ve bu zat, Erzurum da kanlı isyanları başlattı. Burada binlerce Türkün kani akıtıldı. Bu kıvılcım Kumkapı, Merzifon, Kayseri&#8217;ye sıçradı. İsyancılara gereği kadar desteği vermeyen Patrik Aşikyan&#8217;a suikast tertip edildi ve patrik yakalandı. Bunun üzerine o da görevinden istifa etti. Yerine azılı Türk düşmanı İzmirliyan Patrik oldu. O da Sason İsyanını çıkardı. Konuyu Avrupa&#8217;ya taşıdı. Türkl er aleyhine kampanya açtı. Halbuki katledilenler Türklerdi, propagandalar ters yüz edildi. Avrupa şehirlerinde Ermeniler lehinde büyük mitingler yapıldı.</p>
<p>Tarih tekerrürden ibarettir. Aynı oyunlar güncelliğini korumaktadır. Ölenler bizden, fakat İnsan Hakları Mahkemesi onlardan yana kararlar almaktadır.</p>
<p>Kudüs&#8217;ün Haçlılar tarafından işgali sırasında Hz. Ömer Camiine sığınan on binlerce Müslüman&#8217;ın hepsi öldürüldü. Bir o kadarı da dışarıda katledildi. Ölülerin cesetleri kan gölünde kalmıştı. Caminin avlusundan oluk oluk kan aktığını Avrupalı yazarlar ittifak halinde belirtirken, Prof. Dr. Ahmet Reşit Turnagül&#8217;ün İslamiyet ve Milletler Hukuku kitabında (1972) bu olay ayrıntılarıyla verilmektedir.</p>
<p>Halbuki İstanbul&#8217;un fethinde Fatih Sultan Mehmet Han cennet mekan bir tek gayr-i müslümin canına, malına, inancına zarar vermemişti. Ne yazık ki Hıristiyan dünyası güçsüz olduğu zaman riyakar, kuvvetli olduğu zamanda zalim olmuştur. Kudüs&#8217;te bu katliamı yapan askerler bile dökülen kanlardan yayılan kokuya tahammül edemediğini belirtmektedir.</p>
<p>Ruslar Özlü Kalesini aldıklarında orada yaşayan 20.000 Türkü kadın kız, çoluk çocuk, ihtiyar demeden hepsini kılıçtan geçirmişlerdir. Bu olay, I.Sultan Abdulhamid&#8217;e rapor edilince Sultan;<br />
&#8220;Vah vah! Özü beni dilhun etti&#8221; dedikten sonra üzüntüsünden felç oldu.</p>
<p>Aynı şekilde Yunanlıların Anadolu&#8217;da hunharca yaptığı katliamlarda bundan farklı değildi. (Bu konuda daha geniş bilgi Kadir Mısırlıoğlu&#8217;nun Yunan Mezalimi (1973) eserine bakınız.) Biz bunları sadece örnek olarak gösteriyoruz. Üç kıtaya el atan, Viyana kapılarına kadar dayanan, Dalmaçya kıyılarında at sulayan, Arabistan&#8217;dan Hindistan&#8217;a kadar uzanan, Avrupa&#8217;da İtalya, Fransa Almanya&#8217;nın ortasına kadar giden, Yunanistan, Macaristan, Yugoslavya ve Kafkas ülkelerinde at koşturan ecdadımız hiçbir zaman silahsız masum insanlara zarar vermemiştir. Bütün dinlerin mabetlerine saygı duymuştur, fakat Ermeniler Türklerin mabetlere gösterdiği saygıyı istismar ederek kilise ve okulları silah deposu haline getirdiler. Ve Doğuda onlarca tarihi Camiyi yıktılar, okulları yaktılar.</p>
<p>1909 Nisan&#8217;ında Adana İsyanını çıkardılar. Bu konuda Balkan Harbinin sonunda İttihatçıların da büyük hataları oldu.</p>
<p>Bu arada Ermeniler Rus ordusuna gönüllü olarak yazıldılar. Van Gölü güneyine kadar gelen Rus kuvvetlerine öncülük ve rehberlik yaptılar. Türklerin arkasından hançerlediler. Tüyler ürperten vahşice cinayetler işlediler. Rusya&#8217;da &#8220;Bolşevik İhtilali&#8221; patlak verince Rus kuvvetleri Doğu Anadolu&#8217;dan çekildiler. Ermeni davası bir kere daha askıya alındı. Bu bölgede bulunan Ermeniler Rusya&#8217;ya gittiler. Bugün olduğu gibi, Ermeniler orada yine boş durmadılar. Türklerin hakkında Rus yetkilileri harekete geçirdiler. Lenin&#8217;in 16 Mart 1921&#8242;de Moskova Antlaşması akabinde Ankara&#8217;daki Milli hükümete baskı yapmak istedi, fakat bundan bir netice alamadı.</p>
<p>&#8220;Lozan Konferansı&#8221; Ermenilere yeni bir ümit kapısı açmıştır. Ermeniler Lozana, büyük bir siyasi çıkarma yapma yapıp, Türkler aleyhine verdikleri muhtıraya Fransız, İngiliz, İtalyan ve Alman heyetleri büyük bir destek oldular. Türk Murahhas heyetinden Dr. Rıza Nur, O günleri anlatırken diyor ki.</p>
<p>&#8220;Bu konferansta Ermeni heyetleri dinlenecek&#8221; denince,hayretler içinde kaldım. Bu şartlar altında toplantıyı terke karar verdik.Bu konuda haklıydık. Çünkü Ermeni lobisi Lozan da Anadolu nun doğusunu kendi vatanları olduğunu söylüyorlardı. Bizim kararlığımızı gören Ermeni heyetinden bazıları[I-resim], bizi ziyaret etmek istedi. Bizde kabul ettik. Bunlardan biri &#8220;Nuadonkyan&#8221;, bizim Ayan Azamızdı. Ben onu yakınan tanıyordum. Bu zat, bir zamanlar beni İttihatçılar hapsettikleri zaman, lehime yazı yazan, şahitlik yapan kişiydi.Biz de İsmet [İnönü] ile onu kabul ettik Yanımıza saygı ile geldi, oturdu. Heyecanlıydı. Bir ara bayılır gibi oldu. Onunla ilgilendik. Sonra söze başladı: &lt; O:P&gt;</p>
<p>&#8220;Benim kalbim, tüm Türk Milletiyle birlikte çarpmaktadır.Yalınız ben değil, babam,babamın babası da Türklerin memuru idi. Bu bakımdan bizim size minnet borcumuz vardır&#8221; dedi. Bende içimden dedim ki, &#8220;Bu adamın dediklerinin birincisi, kısmen doğrudur. Ama ikinci kısmı külliyen yalandır&#8221; Bu güne kadar Ermeniler Türk Devletinde önemli görevlerde bulundular. Ayan Azası, Hariciye Nazırı [Dışişleri Bakanı] Paşalık, yüksek rütbeli Kolluk kuvvetleri ve Adliye Teşkilatında söz sahibi oldular. Keşke Onlara bu görevler verilmeseydi. Mütarekeden sonra kapı ,kapı tüm Avrupa yı dolaştılar, Türkleri arkasından hançerlediler. Bu hain adam, bir an durdu.<br />
Duygu sömürüsü yaparak bize :<br />
&#8220;Efendim! Ermeniler pek perişandırlar. Onlara Cebel-i Bereketten bir miktar oturacak yurt verirseniz mutlu oluruz&#8221; dedi. Varlığını Türk Milletine borçlu olduğunu ifade eden bu adam, şimdi Türklere en büyük ihaneti gerektiren sözleri, sıkılmadan,utanmadan bize söylüyordu.Kolundan tutup dışarı atmak istedim. Fakat bu İhtiyar Ermeni Türkiye nin önemli mevkilerinde bulunan bir zattı. Bizi burada aptal yerine koyduğu için ona sinirlendim ve:<br />
&#8220;beyefendi! Sizce Cebeli Bereket neresidir?&#8221; dedim. &#8220;Efendi, dağlık, basit bir yerdir&#8221; dedi. &#8220;Peki neden Kilikya demiyorsun&#8221; deyince, ağız değiştirdi ve: &#8220;Yo.Kilikya değil ,orayı istemiyoruz&#8221; dedi. &#8220;Nuradunkyan Efendi, bahsettiğiniz yer Kastamonu Vilayeti değilse, muhakkak Adana Vilayetidir Herhalde, şimdilik buradan bir parça toprak istiyorsunuz, değil mi?&#8221; dediğimde susmayı tercih etti. Ve sonra çekip gitti&#8230;<br />
[Bu konuda geniş bilgi almak isteyenler, Dr. Rıza Nur, hayatı ve hatıraları, Clll... İst l968 müracaat edebilir].</p>
<p>Ermenilerin Anadolu da kurduğu &#8220;Hayırsever Cemiyeti, Fedakarlar Cemiyeti, Araratlı Mektep sevenler Cemiyeti, Şarklı Kilikya, Ermenistan&#8217;a doğru Cemiyeti, Milliyet Perver Kadınlar Cemiyeti, Müdafi Vatandaşlar Cemiyeti, Taşnak Sutyun-Hınçak-İttihat ve Halas Cemiyeti, Şura Ali Cemiyet-i Mudar&#8217;ı Vatandaşlar Cemiyeti, Ermeniler Müttehit Cemiyeti, Kara haçlı Cemiyeti&#8221; adıyla görünüşte gayet masumane gibi çalışan bu dernekler, dış mihraklarca desteklenmekteydi. Bu teşkilatların tümü, Türk kanını içmeye yeminliydiler. Aynı durum bu günde Türkiye&#8217;nin önünde tehlike olarak durmaktadır. O günlerde Ermeni Örgütleri yoğun bir şekilde, gizlice silah ve mühimmat yığınağı yapmaktaydı. Halbuki bu insanlar Türkiye nin en zengin, en rahat yaşayan, okul ve ibadethanelerde serbest olan kimselerdi Bu isyanların öncülüğünü &#8220;Ya istiklal, ya ölüm&#8221; parolasıyla öncülüğünü &#8220;Hınçak ve Taşnak&#8221; Cemiyetleri yapıyordu&#8230;[ 3resim]</p>
<p>Rusların Kafkas bölgesindeki &#8220;Ermeni İhtilal Cemiyeti&#8221; Türkiye aleyhine yetiştirdikleri canileri, son model silahlarla Anadolu ya çıkartma yaptılar. Bu Komiteler, her tarafa talimatlar yağdırıyordu :</p>
<p>&#8220;Türkü, Kürdü her nerede görürseniz derhal vurun. Ermeni aleyhine kim çalışıyorsa, onun gözünün yaşına bakmayın, hemen öldürün ve Türk Devlet adamlarına suikast düzenleyin, İsyanlar hazırlayın&#8221; talimatı büyük ölçüde yankı buldu. Erzurum da ayaklanmalar oldu. Erzurum Valisi olayları önlemek için polis ve zabıtaları arama yapmak için Kiliselere gönderdi. Ermeni Komitecileri Polis ve zabıtalara ani olarak saldırdılar Bir çoğunu şehit ettiler. Bu arada &#8220;Müdafi-Vatandaşlar Cemiyeti.&#8221; azası Gergesyon, halkın arasına girdi, Tüm Ermeni iş yerlerini kapattırdı. Kiliselerde Ayin yapılması yasaklandı. Buna engel olan Ermenileri de öldürttü. Bu olaylara mani olmak isteyen Türk askerlerinin üzerine ani olarak saldırdılar, yüzlerce askeri şehit ettiler. Sonra da Ermeniler zulüm görüyor diye yaygara kopardılar. Konuyu Avrupa Devletlerine çarpıtarak, anlattılar. Tıpkı bu günlerde olduğu gibi. Tabii, &#8220;danışıklı dövüş&#8221; paslaşmalarla, oyunun bir parçası uygulanmaya konmuş oluyordu. [5 res]</p>
<p>Böylece ok yaydan çıkmıştı. Kumkapı, Merzifon, Çorum, Kayseri ve Yozgat isyanları patlak verdi. Sonra &#8220;Sason&#8221; isyanıyla da Doğu bölgelerine sıçradı. &#8220;Bab &#8211; ı Ali Nümayişi&#8221; hazırlığı yapıldı. Buraya, Doğu dan getirilen yüzlerce Ermeniye, İstanbul Kiliselerinde papazlar tarafından silahlandırılıp patrik İzmirliyan&#8217;ın yakın arkadaşları tarafından Üsküdar&#8217;daki kilisede (Haç dünyayı yenecektir.) şekliyle vaaz verdirildi.</p>
<p>18 Eylül Pazartesi günü Kumkapı&#8217;daki Patrikhane Kilisesinde 400.000 civarında Ermeni toplandı ve Bab-ı Ali&#8217;ye doğru yürüdüler. Yüksek sesle (Erzurum Ermeni dağlarından bir ses çınladı.) marşını söylemeye başladılar.</p>
<p>- Silahlar patlıyor &#8220;Yaşasın Ermenistan&#8221; diye bağırıyorlardı. Yolda giden Jandarma Binbaşısı Servet Beyin üzerine kurşun yağdırdılar ve şehit ettiler. Çapulcuların sayısı beş bin civarına ulaşmıştı. Bunların Bab-ı Aliye girmeleri engellendi ve dağıtıldı. Başı boş dana gibi dağılan Ermenilerin çoğu Kiliselere sığındılar. Yolda yakalananlar da sonra serbest bırakıldılar.</p>
<p>Ermeniler bu defa Doğu Anadolu da &#8220;Zeytun ve Van&#8221; isyanlarını başlattılar.Burada da bir çok masum insanın canına kıydılar.Bu bölgeye Rusya, Kafkasya ve İran yoluyla pek çok silah ve cephane sokuldu. İngiliz Sefareti kanalıyla Londra dan gelen paralar yardım adı altında Ereni Komitacılarına dağıtıldı. İstanbul da Osmanlı bankası Ermenilerce işkal edildi. Sultan Abdulhamid, Bu çapulcuların yakalanması için O bölgeye asker yolladı.Rus Sefiri ve Banka Müdürü devreye girdi. Fakat asiler hiç kimseyi dinlemedi, Türk askerlerinin üzerine kurşun yağdırdı, bir çok asker ve sivil halk şehit oldu. Ermeniler gemiyi iyice azıya aldılar, bir çok iş yerini ve evi yağmaladılar, tahrip ettiler. Yakalanan Ermeniler Rusların girişimi neticesi yurt dışına sürgün edildi.</p>
<p>İstanbul da bulunan bütün Ecnebi Sefirleri Sultana gelerek,Ermenilere zarar verilmemesi için ricada bulununca, Padişah onlara yakalanan silah ve bombaları göstererek:</p>
<p>&#8220;Efendiler, Ermeniler, Tabayı Şahanem olan Müslüman Türkleri bu silahlarla katlettiler. Bu gördüğünüz silahların fabrikası benim ülkemde yoktur. [6 res] Türkler silaha karşı sopalarla nefis müdafaası yapmışlardır&#8221; dedi. Bunun üzerine gördüklerinden dehşete düşen, Sefirler mahcup olup oradan ayrıldılar. Sultan, Ermenilere kimlerin, hangi maksatla yardım ettiğini çok iyi biliyordu. </span></span></p>
<p style="text-align:center;"> </p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><a href="http://www.nigdehaberci.com/ermeni_mezalimi.htm"><span style="color:#ff0000;">SULTAN ABDULHAMİD&#8217; YAPILAN ERMENİ SUİKASTİ</span> </a></span></p>
<p style="text-align:center;"> </p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#000000;font-style:normal;font-family:Arial;background-color:#ffffff;text-decoration:none;"><span style="color:#008080;">1904 yılları başlarında Sofya&#8217;da Ermeni Komitesi toplandı. Burada İzmir ve İstanbul şehirlerinde bir takım olaylar çıkarma, suikastler yapma kararı alındı. Hristifor Mikailyan isimli bir komiteci Rus Yahudi pasaportuyla sahte Samuel Fayn adıyla İzmir&#8217;e geldi. Oradan da İstanbul&#8217;a geçti. Ermeni haklarına engel olan Sultan Abdulhamit&#8217;i ortadan kaldırmayı planladı. İstanbul Rus Sefarethanesinden aldığı tavsiye mektubuyla &#8220;selamlık resmi&#8221; ne girerek orada incelemelerde bulundu. Sultanın geçiş güzergahını ve zamanlamasını tespit etti. Hemen bomba siparişi verdi. Parayı alan şahıs ortadan kayboldu. Bunun üzerine Ramazan ayının 15&#8242;inde iki komitecinin padişahı silahla yok etmesi için görevlendirildi. Yol üzerinde iki ev kiralandı. Fakat sultan o gün Çırağan&#8217;a Yıldız bahçesinden geçtiği için kurulan tuzak boşa çıktı. Bu sefer Mikailyan Yıldız Camiine her cuma sultanın gittiğini öğrendi. Bunun üzerine hazırlık yaptı. Sultan camiden çıktıktan sonra bir dakika kırk iki saniye sonra saltanat arabasına vardığını tespit etti. Bunun üzerine Viyana &#8220;Nessedorfer&#8221; araba fabrikasına içine saatli bomba yerleştirilen özel araba siparişi verdi. Bu araba Dolmabahçe Vapuru ile İstanbul&#8217;a getirildi ve gümrükten geçirildi. Sonra bu araba denemeye tabii tutuldu. (9.araba resmi) birden patladı. Komiteci Mikailyan öldü. Diğer üyeler Safo, Asot, Tarkom, Mari olayı üstlendiler ve bu işin neticelenmesine karar verdiler. Bu kararın uygulanmasına, Filistin den istedikleri toprağı alamayan Yahudilerde her türlü desteği vermekteydi. Bir ara Yahudi Teoder Herzl&#8217;i bu taletten dolayı huzurundan kovduğu için sultanı ortak düşman ilan ettiler.[Bu konuda geniş bilgi için Siyonizm ve Türkiye Doç.Dr.Y.Kutluay Konya, l967 de bulabilirsiniz] Çünkü Yahudilerde Abdulhamidi yok etmek niyetindeydi.[l0 resim]</p>
<p>&#8220;Cuma Selamlığı&#8221; merasimi esnasında, yolun iki tarafı muhafızlar ve Devlet adamları çevreyi kordon altına aldılar. Sultan, Cuma Namazı için Yıldız camiine geldi. İkinci katta &#8220;Hünkar Mahfili&#8221; denilen kısımda namazını kıldı. Merdivenlerden bahçeye inerken, tesadüfen Şeyhülislam Cemaleddin Efendiye rastladı. Ona iltifat etti. Bir kaç dakika ayak üstü onunla sohbet etti. Tam bu anda, büyük bir gürültüyle patlama oldu.<br />
Atların parçaları, bazı insanların kol ve bacakları havaya fırladı. Caminin camları kırıldı. Herkes Camiye kaçtı. Sultan ise soğukkanlı bir şekilde olanları olduğu yerden takip etti. Sonra Saltanat arabasına doğru geldi ve : &#8220;Burayı kordon altına alın&#8221; diye bağırdı. Merasimi idare eden subaya döndü:<br />
&#8220;Hadi neden duruyorsun,selam emrini verdir&#8221;<br />
dedi ve oradan ayrıldı. Bunun neticesinde ise üç asker, halktan da yirmi üç kişi öldü, sekiz kişide yaralandı.[7 Ab.H.R.]</p>
<p>Olaya karışanlardan bazıları yakalandı. Bunun üzerine, Tevfik Fikret, Ermenilerin &#8220;Kızıl Sultan&#8221; diye düşman ilan ettiği Sultanı suçlayarak :</p>
<p>&#8220;Ey şanlı avcı,damını bi Hüda kurmadın,<br />
Attın,fakat yazık ki,yazıklar ki,vuramadın.<br />
Dursaydı bir dakikacağız devr-i bi-sukun<br />
Bir hayır olurdu, misli asırlara geçmemiş&#8221;</p>
<p>diyerek Ermeni ve Yahudiler lehine, Sultanın ölmeyişinden dolayı aleyhine üzüntülerini bildirmiştir Talat ve Cemal Paşalar da.tutuklu olan Ermenilerin kurtulması için Mahkemeye baskı yapmışlardır. Ne garip tecellidir ki, yıllar sonrası bu iki paşa, yurt dışında iken Ermeni kurşunlarına hedef olup, ölmüşlerdir.</p>
<p>Bu olaylardan sonra iyice azıtan Ermeniler Kayseri de bomba ve silah imalatı yapıp bunları Ermeni Çetelerine dağıtmışlardır.Bu imalatın başında da Nevşehir yan Misak bulunuyordu.Buradan birçok katliam ve cinayet olaylarını gerçekleştirdiler.[l2 Silah.]</p>
<p>Ermeniler Yozgat ta kalabalık bir nüfusa sahiptiler.Özellikle Boğazlıyanın Evrih ismindeki Ermeni köyü Çeteleri, bir çok Türk köylerini basarak masum, suçsuz, günahsız İnsanları katletmişlerdir. Evric, İğdeli, Menteşe köyleri, Ermenilerin yoğun olduğu yerlerdi. Boğazlıyan, Rum diker köyünün Ermeni halkı, Jandarma Karakolunu basıp, askerleri şehit ettikten sonra binayı da imha etmişlerdir.</p>
<p>Doğu ve Güney Doğu Anadolulu ile Karadeniz&#8217;in il ve ilçelerinde korkunç katliamlar yapan Ermenilerin yaptığı mezalimini anlatmağa imkan yoktur. [ l3silah top.]</p>
<p>Sözde Ermeni soykırımını bahane ederek, Haçlı intikamını almaya çalışan devletler, yeniden Türk düşmanlığını gündeme getirmektedirler. Halbuki bu fikri savunanlar, soykırımın dik âlâsını kendileri yapmaktadır. l876 yılından itibaren, Osmanlıların zayıf noktasından yararlanıp, ülke içindeki azınlıkları isyana sevk edenler, bu günde Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinde aynı oyunları, değişik bir biçimde uygulamaktadırlar.</p>
<p>1906 &#8211; 1922 Yılları arasında, dış Ülkelerin desteği ile Ermenilerin, Anadolu&#8217;da yaptığı katliamda toplam [ 506,5l8 ] kişi şehit edilmiştir. [ Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivi-l995-Osmanlı Belgeleri Cilt.l.2.3.4.5.] Bu rakamlar, resmi kayıtlara kaydedilenler, fakat bilinmeyen ve tespiti yapılamayanlar ise bu sayının çok üstündedir. Aşağıda, illere göre, Ermenilerin yaptığı katliamlar, yabancı kaynaklarca da doğrulanmaktadır.</p>
<p>l &#8211; Kars ilimiz merkez kasaba ve köylerinde 95.210 insanımız çoluk çocuk, genç &#8211; ihtiyar demeden öldürülmüştür.<br />
2 &#8211; Van ilimizin ilçe ve kasabaların toplamında 201.096 kişi kurşuna dizilerek toplu katliam yapılmıştır.<br />
3 &#8211; Bitlis merkez kasaba ve köylerinde toplam 66.277 kişi imha edilmiştir.<br />
4 &#8211; Trabzon merkez kasaba ve köylerinde ise işkenceyle öldürülenlerin sayısı 3.597 kişidir.<br />
5 &#8211; Edremit ve civarında 15.000 kişi katledilmiştir.<br />
6 &#8211; Muş merkez kasaba ve köylerinde toplam 1.576 kişi suçsuz günahsız öldürülmüştür.<br />
7 &#8211; Doğubeyazıt ve çevresinde yakılarak ve işkenceyle öldürülen 14.000 kişi tespit edilmiştir.<br />
8 &#8211; Kilis&#8217;te 2, Terme&#8217;de 9, Adana&#8217;da 12, Pozantı&#8217;da 40, Osmaniye&#8217;de 1 kişi işkenceyle öldürülmüştür.<br />
9 &#8211; Iğdır&#8217;da 8 kişinin gözleri oyularak öldürüldüğü tüyler ürperten katliam yapıldığı kayıtlara geçilmiştir.(17 ceset resmi)<br />
10 &#8211; Maraş ilinde, milletin gözü önünde gebe gelinlerin karnına süngü takıp çocuğu bayrak yapanları ve kanlı dereden sel gibi kan akıtanları Maraşlılar unutmamışlardır. Burada ölenlerin sayısı kesin olarak belli değildir. Sütçü İmam&#8217;ın isyanı bu nedenle olmuştur. Halkın gözü önünde ibret olsun diye 6 kişinin kulak ve burunları kesilerek öldürülmüştür.<br />
11 &#8211; Erzurum ve civarında ise 12.911 kişi camilerde ve toplama kamplarında kurşunla taranarak katledilmiştir. Burada birçok kadın ve kız çocuklarının kirletildiği, göğüsleri kesildikten sonra öldürüldüğü tespit edilmiştir.<br />
12-Nahcivan&#8217;da 82.292, Erivan&#8217;da 192, Karakilise&#8217;de 12.000 kişi toplu olarak imha edilmiştir.<br />
13 &#8211; Bayburt ve civarında 2.115 kişi diri diri yakılarak öldürüldüğü kayıtlarda yer almaktadır. (Bu konuda geniş bilgi Kurtuluş Savaşı Ansiklopedisi , devlet arşivleri, Osmanlı belgelerinde görülebilir.)<br />
14 &#8211; Diyarbakır ili ve civarında 55, Antep&#8217;de 1, Ünye&#8217;de 12, Çıldır&#8217;da 100 kişi şehit edilmiştir.<br />
15 &#8211; Niğde&#8217;nin Ulukışla ilçesinde ise 7 kişi halkın gözleri önünde kulakları kesilip, gözleri oyularak öldürülmüş. Bu manzara çevrede panik yaratmış ve halk sindirilmiştir.</p>
<p>Bütün bu katliam rakamlarını üst üste koyduğumuz zaman sırf kayıtlara geçen 506.518 kişi Ermeni çetelerince öldürüldüğü görülmektedir. Bu veriler yabancı kaynaklarca da doğrulanmış ve Osmanlı arşivlerine kaydedilmiştir. (19 resm )</p>
<p>Birde katliam yapıldığı kesin olduğu halde sayısı bilinmeyen cinayetler vardır. Revan&#8217;da 25 köyün yerle bir edildiği, Bitlis&#8217;te 1 köyün tamamen yakıldığı, Van merkez ve köylerinde sayısı belirsiz insanların topluca kaybolduğu akıbetinden haber alınmadığı belirtilmektedir.</p>
<p>Trabzon ilimiz sınırları içinde birçok insan evlerinden gece alınıp götürüldüğü ve bir daha geri dönmediği, Van merkezinde ise 180 hanenin imha edildiği, Başkale ilçesinden aynı usullerle evlerinden zorla götürüldüğü ve bir daha izlerine rastlanmadığı, Bitlis&#8217;te 100 hanenin kayıplara karıştığı, Maçka&#8217;da ise ölü sayısının tespit edilemediği ve herkesin panik havasıyla kendi başının çaresine baktığı, Geveş, Hizan, Hınıs civarında toplu katliamlar yapıldığı, Elaziz&#8217;de ölü sayısı kesin olarak bilinmediği, Çatak&#8217;ta 9 köyün tamamının yok edildiği ve ölü sayısının da bilinemediği, Tercan&#8217;da ise 30 köyün yok edildiği bazılarının da yakıldığı, Ardahan, Büyükvadi, Kağızman, Sarıkamış bölgelerinde sayısız katliamlar yapıldığı, Kars&#8217;ta bir ailenin tamamının kurşunla tarandığı, Artvin&#8217;<br />
de, Diyarbakır&#8217;da bir çok insan evlerinden alınıp bilinmeyen bir yöne götürüldüğü ve bir daha haber alınamadığı, Kars ve Oltu&#8217;da tüm erkeklerin topluca götürüldüğü imha edilerek bilinmeyen bir yere gömüldüğü, Kilis&#8217;te 85 hanenin imha edildiği yerli ve yabancı bütün kaynak eserlerde ortak görüş olarak belirtilmektedir.</p>
<p>Yıllarca dost görünüp gizli emeller besleyen ve Ermenilere sürekli destek veren Avrupa devletleri bütün bu olanları görmezlikten gelmesi tarihi bir hatadır. Biz Türk milleti olarak unutkan, unutkan olduğumuz kadar da hoş görülü ve merhametli bir yapıya sahibiz.</p>
<p>Biz bugün gerçek dostumuzu ve düşmanımızı tanıyabiliyor muyuz? Siyasilerimiz bu gerçeklere karşı ne kadar duyarlıdırlar? Çevremiz adeta ateş çemberi içindedir. Avrupa kin kusmaktadır. [Ermeni Mezalimiyle ilgili isteyenler Veysel Eroğlu, Ermeni Mezalimi ( İst.1995 ) eserine başvurabilir.] (21resm)</p>
<p>Bugün dünya kamuoyunda Ermeniler yoğun lobi çalışmaları yapmaktadır. Fransa meclisinde bu konuyla ilgili Türklerin aleyhine kınama kararı alınmıştır. İngiltere ve Almanya&#8217;da yoğun çalışmalar dikkati çekmektedir. Amerika kamuoyu baskısıyla senatoda Türklerin aleyhine, Ermenilerin lehine karar çıkarma çabaları devam etmektedir. Bu ülkenin mahkemesinde Ermeni katliamı tescili yapıldığı ve sigortadan tazminat ve kan bedeli talep edildiği bilinmektedir.</p>
<p>Eğer bütün bunlara zamanında çözüm bulamazsak belki de gelecekte Ermeniler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracaklardır.</p>
<p>Bizim bu konudaki hassasiyetimize başta meclisimizin değerli üyelerini, siyasilerimizi, sivil toplum örgütlerini, halkımız ve basınımızın güzide temsilcileri ile birlikte çözüm bulmaya davet ediyoruz. Gün bu gündür. Ermenilere karşı haklı davamızda lobi çalışmaları ile karşı atağa geçmenin zamanı geldi de geçmek<br />
üzeredir. &#8220;Yavuz hırsız ev sahibini bastırmadan&#8221; önce kendimize gelmeliyiz. Sağ duyulu ve hassas bir şekilde birlik ve beraberlik içinde Kurtuluş Savaşı heyecanı ile bir çok zorlukları yenmeliyiz.</p>
<p>Tarihten silinmek üzere olan bir milletin yedi düvele karşı topsuz, tüfeksiz, göğsünü siper ederek düşmandan vatanı nasıl kurtardıysa, bu günde aynı milli şuurla bu badireden kurtulmanın yollarını aramalıyız.</p>
<p>&#8220;Su uyur düşman uyumazken&#8221; kuzu postuna bürünmüş düşmanların dostluğundan şüphe etmeden geçirdiğimiz her gün, bizim tarihimizi unutmamıza vesile olur. Geçmişimizi unutturmaya çalışılanlar, Türk Milletini barbarlıkla itham edenlerdir.Düşmanın en korkuncu, kendisini dost gösterendir. Millet olarak da bu konularda duyarlı olmak zorundayız&#8221;<br />
</span></span></p>
<p></span></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/29/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/29/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/29/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=29&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/28/ermeni-meselesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.tsk.mil.tr/8_TARIHTEN_KESITLER/8_1_Ermeni_Sorunu/konular/fotograflar/014.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.ntvmsnbc.com/news/190724.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/atat_rk.gif" medium="image">
			<media:title type="html">ATATÜRK SOYKIRIMI KABUL ETMEDI</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/sari__izgi.gif" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2001/06/HA28X06X01.HTM</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/sari__izgi.gif" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2001/06/HA28X06X01.HTM</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/sari__izgi.gif" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2001/06/HA28X06X01.HTM</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://riza.elmali.sitemynet.com/mynet_resimlerim/tarihi_belgelerle_1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">TARİHİ BELGELERLE ERMENİ MEZALİMİ </media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>DÜZENLİ ORDUNUN KURULMASI</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/duzenli-ordunun-kurulmasi/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/duzenli-ordunun-kurulmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 18:02:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Hükümeti ve işgal devletlerinin kışkırtmalarıyla çıkan ayaklanmaları bastırmak ve günden güne ilerleyen Yunan ordusunu durdurmak, ancak düzenli bir ordu ile mümkündü. Bu iki sorun çözülmeden bağımsızlığı elde etmek imkansızdı. Mondros Mütarekesinden sonra ordular terhis edilmişti. Elde Kazım Karabekir&#8217;in komutanı olduğu Erzurum&#8217;daki 15. Kolordu&#8217;dan başka, gerçek savaş gücü taşıyan birlik yoktu. Ordu yalnız boş kadrolar [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=23&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff0000;">İstanbul Hükümeti ve işgal devletlerinin kışkırtmalarıyla çıkan ayaklanmaları bastırmak ve günden güne ilerleyen Yunan ordusunu durdurmak, ancak düzenli bir ordu ile mümkündü. Bu iki sorun çözülmeden bağımsızlığı elde etmek imkansızdı. Mondros Mütarekesinden sonra ordular terhis edilmişti. Elde Kazım Karabekir&#8217;in komutanı olduğu Erzurum&#8217;daki 15. Kolordu&#8217;dan başka, gerçek savaş gücü taşıyan birlik yoktu. Ordu yalnız boş kadrolar durumundaydı. Gerek Temsil Heyeti, gerek ardından kurulan yeni Meclis silahlanmaya ve seferberliğe gidecek durumda değildi. Ancak, ayaklanmalar bastırılmalı ve Yunan ilerleyişi durdurulmalıydı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial TUR;">Batı Anadolu&#8217;da, İzmir&#8217;in işgalinden sonra vatansever üç Albay, Kazım Özalp (Orgeneral), Bekir Sami (Anday) ve Şerif (Aker) Beyler, emirlerindeki birliklere katılanlarla birlikte direnmeye başlamışlardı. Ancak bu direnişler güçsüzdü ve gerilla eylemleri ile düşmana zarar vermekten öteye geçmiyordu. Bu tür direnişler Kuvay-ı Milliye (Milli Kuvvetler) ruhunu doğurdu. Balıkesir ve Alaşehir Kongreleriyle Egeli yurtseverler bu hareketi daha bilinçli şekilde desteklediler. Yunan işgalinin büyük zulümlerle ilerlemesi pek çok yurttaşın bu direnişlere katılmasını sağladı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Direniş hareketleri olumlu ama yetersizdi. Kuvay-i Milliye birlikleri içinde Çerkes Ethem gibi büyük başarılar elde edenler oldu. Ancak bu birlikler gerçek bir ordu olmaktan çok uzaktı. Yalnızca kendi şeflerini dinliyor, Ankara&#8217;daki Genelkurmayın buyruklarına uymuyorlardı. Ayrıca bu birlikler ayaklananları kendi şeflerinin isteklerine göre hukuk kurallarına uymadan cezalandırıyorlardı. Yunanlıların 22 Haziran 1920&#8242;de başlattıkları saldırı önlenemedi. Meclisin, 12 Temmuz 1920&#8242;de yaptığı toplantıda bazı milletvekilleri Yunan saldırısının durdurulamamasında cephedeki komutanların suçlu olduğunu belirttiler. Mustafa Kemal Paşa bu suçlamaların doğru olmadığını, Avrupa devletlerince silahlandırılmış ve donatılmış Yunan ordusuna sadece milli ve gönüllü kuvvetlerle karşı koymanın mümkün olmadığını belirterek, artık TBMM&#8217;nin gerçek anlamda bir orduya sahip olması gerektiğini ileri sürdü. Bunu gerçekleştirmek için, milli kuvvetlerde bulunan yetenekli personelin, düzenli asker olarak ordu birliklerinin kadrolarına geçirilmesini ve yeniden bazı doğumluların silah altına alınması gerektiğini ifade etti. TBMM&#8217;nin bu konudaki kararı üzerine düzenli ordu kurulmaya başlandı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Bu karara, bazı Kuvay-i Milliye birlikleri karşı çıktı. Ama daha önce Mustafa Kemal&#8217;in aldığı önlemlerle bir çok Kuvay-i Milliye birliği ordu içerisinde eritilmişti. Yeni silah altına alınanlarla beraber düzenli ordu hızla oluşmaya başladı. Artık Türk Ordusu temel olarak yeniden kurulmuş bulunuyordu. 9 Kasım 1920 de Batı Cephesi iki komutanlığa bölündü: Batı ve Güney Cepheleri. Batı Cephesi komutanlığına Genel Kurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey, Güney Cephesi komutanlığına da İçişleri Bakanı Albay Refet Bey atandı. Buradaki kuvvetlerin savaş yeteneği artırıldı ve örgütlenmesi sürdürüldü. Milli Mücadelenin ilk günlerinde başarılı hizmetlerde bulunan çete reisi Çerkes Ethem, komutasındaki Kuvay-i Seyyare adını taşıyan müfreze, Albay İsmet Bey&#8217;in komutanı olduğu Batı Cephesi içinde yer alıyordu. Çerkes Ethem ve kardeşlerinin cephe komutanını tanımamaları ve düzenli ordu disiplinine uymamaları üzerine, Bakanlar Kurulu 27 Aralık 1920&#8242;de bu birliklerin etkisiz hale getirilmesine karar verdi. Çerkes Ethem kuvvetleri, başarılı bir şekilde dağıtıldı ve buyruğundaki kişilerin çoğu düzenli orduya katıldı.</span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/23/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/23/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/23/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=23&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/duzenli-ordunun-kurulmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>20 Ocak 1921 Anayasası (Teşkilatı Esasiye Kanunu)</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/20-ocak-1921-anayasasi-teskilati-esasiye-kanunu/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/20-ocak-1921-anayasasi-teskilati-esasiye-kanunu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 18:01:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[20 Ocak 1921&#8242;de, TBMM tarafından kabul edilen ilk Anayasa (Teşkilatı Esasiye Kanunu), TBMM&#8217;nin dokuz aylık çalışmasından ve uzun görüşmelerden sonra kabul edilmiştir. Bu Anayasa, dağılan ve yok olan Osmanlı İmparatorluğu yerine yeni bir devletin kuruluşunu hukuki yönden belirten ve varlığını sağlayan bir eserdir. Yeni Anayasa aynı zamanda milli egemenliği hakim kılan ve vatanın kaderine milli [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=22&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">20 Ocak 1921&#8242;de, TBMM tarafından kabul edilen ilk Anayasa (Teşkilatı Esasiye Kanunu), TBMM&#8217;nin dokuz aylık çalışmasından ve uzun görüşmelerden sonra kabul edilmiştir. Bu Anayasa, dağılan ve yok olan Osmanlı İmparatorluğu yerine yeni bir devletin kuruluşunu hukuki yönden belirten ve varlığını sağlayan bir eserdir. Yeni Anayasa aynı zamanda milli egemenliği hakim kılan ve vatanın kaderine milli egemenliğin temsilcisi Büyük Millet Meclisi&#8217;nin el koymasını mümkün kılan ve onun meşruluğunu da tanıtan, hukuki ve siyasi değeri olan bir belgedir.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">20 Ocak 1921&#8242;de kabul edilen Anayasa, 23 asıl, bir de ayrı madde halinde iki kısım olarak düzenlenmiştir. Genel esasları kapsamaktadır. Anayasanın kısa oluşu, o devrin özelliğinden ileri gelmekteydi. Sadece olağanüstü şartları ve acil ihtiyaçları karşılamak için, kısa ve özel bir anayasa hazırlanmıştı. 20 Ocak 1921 Anayasası bir geçiş dönemi anayasası olarak, Milli Mücadelenin çok dinamik olağanüstü şartlarına uymakta ve demokratik niteliğinin yanı sıra ihtilalci karakterini de korumaktaydı. Anayasanın ruhunda ve mantığında kuvvetler birliği sistemi hakimdi. Milli iradeyi millet namına temsil eden tek yetkili organın, Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu belirtmektedir. Başkansız bir Cumhuriyet kuran bu Anayasa ile milli irade Meclis tarafından tescil edilmekte ve yürütülmekte, böylece kuvvetler birliği esası, kuvvetlerin şuurlu bir merkezde toplanmasını ve tek bir iradeye bağlanmasını da şart kılınmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>20 NİSAN 1924 Anayasası</strong></span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">20 Ocak 1921 tarihli Anayasa (Teşkilatı Esasiye Kanunu) olağanüstü devrin, olağanüstü şartları içinde çıkarılmış dinamik bir dönemin anayasası idi. Daha sonra, şartlar değişmiş, Cumhuriyet ilan olunmuş, Türk devrimi aksiyon evresinden yeniden düzenleme, reformlar evresine yönelmişti. Yeni Türkiye&#8217;nin yeni bir Anayasaya ihtiyacı vardı. TBMM&#8217;nde çalışmalar ve müzakereler sonunda, 20 Nisan 1924&#8242;te 105 maddeden oluşan yeni Anayasa kabul edildi.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">20 Nisan 1924&#8242;te kabul edilen yeni devletin ikinci Anayasası, Milli Mücadelenin kazanılmasından ve Cumhuriyetin ilanından sonra, demokrasi ilkesine değer veren bir anayasa olarak düzenlendi. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">1924 Anayasası, dayandığı ilkeler bakımından, 1789 Fransız İhtilali&#8217;nden itibaren gelişen ferdiyetçi ve hürriyetçi hukuki ve siyasi ideolojiyi temsil etmekte ve aynı zamanda siyasi fikir akımlarının tarihi gelişmesinden de faydalanmaktadır. Bu Anayasa hazırlanırken, 1921 tarihli Anayasanın dayandığı temel esaslardan esinlenilmiştir. Milli egemenlik, tek meclis ve kuvvetler birliği ve meclisin üstünlüğü prensipleri, 1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu&#8217;ndan alınmış ve geliştirilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">1924 Anayasası, egemenliğin yalnızca millete ait olduğu ve ancak TBMM tarafından kullanılacağı esasına uygun olarak hazırlanmıştır. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması, ona bir diğer ilahi veya beşeri otorite ve makamın ortak olamayacağını kabul etmek demektir. Bu ilkeyle egemenliğin milli niteliği 1924 Anayasasında daha belirli bir şekilde ortaya çıkmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Kayıtsız ve şartsız millet egemenliği düşüncesinden hareket eden Anayasanın siyasal sistemi, böylece devlet içinde Büyük Millet Meclisi tarafından temsil olunan; tek kuvvet, tek meclis ilkesine dayanmaktadır. 1924 Anayasası meclis hükümeti ile parlamenter hükümet sistemi arasında bir köprü görevi görmüştür. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">1924 Anayasası, 1921 Anayasasından daha yumuşak bir kuvvetler ayrımına yer vermiştir. Milli egemenlik ve meclisin üstünlüğü sistemini geliştirmiş, Anayasa alanını daha geniş ve yaygın bir şekilde düzenlemiş, kamu özgürlüklerine geniş yer vermiştir. </span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/22/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/22/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/22/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=22&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/20-ocak-1921-anayasasi-teskilati-esasiye-kanunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ&#8217;NİN KURULMASI</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/turkiye-buyuk-millet-meclisinin-kurulmasi/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/turkiye-buyuk-millet-meclisinin-kurulmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 17:52:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[  12 Ocak 1920&#8242;de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda &#8220;Ahd-i Milli&#8221; olarak Misak-ı Milli kararlarını almış ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalanmıştı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı. 15 Mart&#8217;ta, İstanbul&#8217;daki İtilaf kuvvetleri 150 Türk aydınını yakalatmış ve ertesi gün de şehir fiilen [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=21&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><span style="color:#ff0000;"><img src="http://www.ataturk.net/mmuc/9k.gif" border="2" alt="" hspace="9" vspace="4" width="200" height="117" align="right" /></span><span style="color:#ff0000;"> 12 Ocak 1920&#8242;de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda &#8220;Ahd-i Milli&#8221; olarak Misak-ı Milli kararlarını almış ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalanmıştı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı. 15 Mart&#8217;ta, İstanbul&#8217;daki İtilaf kuvvetleri 150 Türk aydınını yakalatmış ve ertesi gün de şehir fiilen ve resmen askeri işgale maruz kalmıştı. </span></span><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">18 Mart 1920&#8242;de İngilizler, meclisin etrafını makineli tüfeklerle sararak, toplantı halinde bulunan milletvekillerinden bazılarını tutuklayarak ve sürükleyerek götürdüler. Bunun üzerine milletvekilleri meclisin çalışma süresini ertelediler. Böylece, son Osmanlı Meclis-i Mebusanı düşman süngüsü altında zorla kapatıldı. </span></div>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Bu işgali, fedakar bir telgraf memuru Manastırlı Hamdi Efendi vasıtasıyla öğrenen Mustafa Kemal Paşa, derhal bu hareketi protesto ederek, bu işgalin haksız ve hükümsüz olduğunu bütün dünyaya beyan etti. Bu arada, Eskişehir ve Afyonkarahisar&#8217;daki yabancı birlikler, silahları ellerinden alınarak, bulundukları yerlerden uzaklaştırıldı. Geyve-Ulukışla yakınlarındaki demiryolları işgal kuvvetlerinin ilerlemelerini zorlaştırmak için bozuldu. Anadolu&#8217;da bulunan yabancı subaylar tutuklandı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Ankara&#8217;da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin açılması belirlendi. Kurucu Meclis olarak çalışması düşünülen bu meclisi, Mustafa Kemal, halkın yadırgamaması için &#8220;olağanüstü yetkilere sahip bir meclis&#8221; olarak takdim etti. Kurucu Meclis ve seçimlerle ilgili 19 Mart 1920&#8242;de bir bildiri yayınladı. Seçimlerin yapılması için yayınlanan bu bildiri uyarınca, yurdun her yerinde seçimler yapıldı. Bolu Düzce, Hendek bölgesinde başlayan ve Nallıhan, Beypazarı çevresine sıçrayan bazı ayaklanma olayları oldu. Bu olaylardan dolayı, seçilen milletvekillerinin tümünün gelmesi beklenilmeden, Millet Meclisi&#8217;nin açılma hazırlıkları yapıldı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">22 Nisan 1920&#8242;de yapılan çağrı ile Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 günü toplandı. O gün, Hacı Bayram Camii&#8217;nde kılınan Cuma Namazından sonra topluca Meclis binasına gelindi. Türkiye tarihinde ilk kez padişah olmaksızın, 23 Nisan 1920, saat 14&#8242;de merasimle ve dualarla Meclis açıldı. Başkanlığa ilk olarak en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey getirildi. İlk Meclis, İstanbul&#8217;dan gelen 90&#8242;ın üzerindeki mebusa ilave olarak, 125 devlet memuru, 53 asker, 53 din adamı ve çeşitli sayıda tüccar, çiftçi ve hukukçudan oluşan kadrosuyla çalışmalarına başladı. Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920&#8242;de Meclis Başkanı seçildikten sonra, meclise teşekkürlerini ifade ederek ilk meclis konuşmasını yaptı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">23 Nisan 1920&#8242;de kurulan yeni Meclis, 1 numaralı kararı ile kendi kuruluşunu düzenlemiştir. Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi kararlarına uygun olarak milli iradeye dayanan bir meclisin seçimi yapılmıştır. Kapatılan İstanbul Meclis-i Mebusan&#8217;ın bir kısım üyeleri, yeni kurulan Meclis&#8217;e katılma yetkisini 1 numaralı karar ile kazandılar.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Meclisin açılışını izleyen gün, Mustafa Kemal&#8217;in teklifi ile aşağıdaki esaslar kabul edildi.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">1) Mecliste beliren milli iradenin vatanın geleceğine doğrudan doğruya el koymasını kabul etmek temel ilkedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin üstünde bir güç yoktur.<br />
2) Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplamıştır.<br />
3) Hükümet kurmak gereklidir. Meclisten seçilecek ve vekil olarak görevlendirilecek bir kurul hükümet işlerine bakar. Meclis başkanı bu kurulun da başkanıdır.<br />
4) Geçici bir hükümet başkanı veya padişah vekili tayin edilmesi uygun değildir. Padişah ve halife, baskı ve zordan kurtulduğu zaman, Meclis&#8217;in düzenleyeceği kanuni esaslara uygun olan durumunu alır. 23 Nisan 1920&#8242;de kurulan Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme, zaman zaman da yargı yetkisini elinde topluyordu. Milletin tek temsilcisi sıfatıyla da kuvvetler birliği sistemini benimsedi. Dönemin şartları gereği bir Meclis Hükümeti sistemi kuruldu. Meclis Başkanı aynı zamanda Hükümet Başkanı idi. Devlet Başkanlığı diye bir makam yoktu. Hükümeti teşkil eden üyeler vekil diye adlandırılıyordu. Meclis olağanüstü yetkilerle donatılmış olduğundan, kuvvet ve yetki birliğini de bu niteliği ile temsil ediyordu. </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/21/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/21/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/21/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=21&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/turkiye-buyuk-millet-meclisinin-kurulmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.ataturk.net/mmuc/9k.gif" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>SON OSMANLI MEBUSAN MECLİSİ&#8217;NİN AÇILMASI</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/son-osmanli-mebusan-meclisinin-acilmasi/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/son-osmanli-mebusan-meclisinin-acilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 17:49:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Gerek kongrelerin ilgili kararları, gerekse Mustafa Kemal ile yakın arkadaşlarının çabaları sonunda, Osmanlı Parlamentosu (Ayan Meclisi (senato) ve Meclis-i Mebusan (Millet Meclisi) 12 Ocak 1920 günü İstanbul&#8217;da açıldı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin seçip gönderdikleri üyeler, kısa zamanda İstanbul Meclisinde her bakımdan üstünlük sağlayıp söz sahibi oldular. Ne var ki, bir yandan Padişah, diğer [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=20&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Gerek kongrelerin ilgili kararları, gerekse Mustafa Kemal ile yakın arkadaşlarının çabaları sonunda, Osmanlı Parlamentosu (Ayan Meclisi (senato) ve Meclis-i Mebusan (Millet Meclisi) 12 Ocak 1920 günü İstanbul&#8217;da açıldı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin seçip gönderdikleri üyeler, kısa zamanda İstanbul Meclisinde her bakımdan üstünlük sağlayıp söz sahibi oldular. Ne var ki, bir yandan Padişah, diğer yandan işgal kuvvetleri bu meclislerin varlığını kendi politika ve amaçlarına uygun bulmuyorlardı. Mustafa Kemal de bu meclislerin sürdürülemeyeceği inancındaydı. Ancak, o günkü koşullar altında mutlaka açılmaları gerekiyordu. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Milli iradeye dayanarak kurulan meclis ne yazık ki uzun süre yaşayamadı. 16 Mart 1920&#8242;de İstanbul&#8217;un işgali ve bazı mebusların toplanması üzerine meclis üyeleri 18 Mart 1920&#8242;de çalışmalarına ara verdiler. Padışah 11 Nisan 1920&#8242;de yayınladığı bir irade ile bu meclisi kapattı.</span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/20/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/20/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/20/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=20&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/son-osmanli-mebusan-meclisinin-acilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>KUVAY-I MİLLİYE</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/kuvay-i-milliye/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/kuvay-i-milliye/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 17:48:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[   Kuvay-i Milliye, Yunanlıların İzmir&#8217;i işgal etmeleri ve Anadolu&#8217;da ilerlemeleri üzerine kurulan ve düşmana karşı savaşan kuruluşlardı. Kuvay-i Milliye birlikleri, düzenli ordu kurulana dek, Kurtuluş Savaşında çete ve silahlı savunma kuruluşları olarak büyük yararlılıklar gösterdi. Kuvay-i Milliye adı, önceleri İzmir bölgesinde bulunan ve silahlı direnişçilere verildiği halde sonraları bütün milli hareketi kapsayacak şekilde kullanıldı. Kuvay-ı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=19&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><a href="http://www.ataturk.net/mmuc/kuvayi.html#"><span style="color:#ff0000;"><img src="http://www.ataturk.net/mmuc/8k.gif" border="2" alt="" hspace="9" vspace="4" width="200" height="137" align="right" /></span></a><span style="color:#ff0000;"> </span></span><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Kuvay-i Milliye, Yunanlıların İzmir&#8217;i işgal etmeleri ve Anadolu&#8217;da ilerlemeleri üzerine kurulan ve düşmana karşı savaşan kuruluşlardı. Kuvay-i Milliye birlikleri, düzenli ordu kurulana dek, Kurtuluş Savaşında çete ve silahlı savunma kuruluşları olarak büyük yararlılıklar gösterdi. Kuvay-i Milliye adı, önceleri İzmir bölgesinde bulunan ve silahlı direnişçilere verildiği halde sonraları bütün milli hareketi kapsayacak şekilde kullanıldı. </span></div>
<p><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;">Kuvay-ı Milliye işgalcilere karşı halkın tepkisi sonucu kurulmuştu. Kuvay-i Milliyenin amacı hiçbir devletin ve milletin egemenliğini kabul etmeyen, milletin kendi bayrağı altında özgür ve bağımsız yaşamasıydı. Bölgesel mahiyeti yanı sıra sivil bir yönetim altında savaşan kişilerden oluşuyordu. İzmir Bölgesinin efeleri, güneydoğu bölgesinin çeteleri Kuvay-i Milliyeciler idi. Milli mücadelenin başında milletçe bir direnme hareketi olarak ortaya çıkmış olan bu bölgesel kuruluşlar, daha sonra TBMM&#8217;nin kurulması ile birleştirilmiş ve I. İnönü Savaşı sırasında da bütünü ile birlikte düzenli orduya dönüşmüştür. </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/19/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/19/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=19&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/kuvay-i-milliye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.ataturk.net/mmuc/8k.gif" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>DİĞER KONGRELER</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/diger-kongreler/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/diger-kongreler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 17:41:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[KURTULUŞ SAVAŞINI YÖNLENDİREN KONGRELER 1. Kars Milli İslam Şurası : 14 Kasım 1918 2. Kars Milli İslam Şurası : 30 Kasım 1918 3. Kars Milli İslam Şurası : 17-18 Ocak 1919 İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti Kongresi : 17-19 Mart 1919 1. Balıkesir Kongresi : 28 Haziran-12 Temmuz 1919 2. Balıkesir Kongresi : 26-30 Temmuz [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=18&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><span style="color:#888888;font-family:Arial TUR;"><strong>KURTULUŞ SAVAŞINI YÖNLENDİREN KONGRELER</strong></span></p>
<p style="text-align:center;"><strong></strong></p>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><a href="http://www.ataturk.net/mmuc/kongre.html#"><strong><img src="http://www.ataturk.net/mmuc/7k.gif" border="2" alt="" hspace="9" vspace="4" width="200" height="143" align="middle" /></strong></a><strong> </strong></span></p>
<p style="text-align:center;">
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>1. Kars Milli İslam Şurası</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>14 Kasım 1918</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>2. Kars Milli İslam Şurası</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>30 Kasım 1918</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>3. Kars Milli İslam Şurası</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>17-18 Ocak 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye<br />
Cemiyeti Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>17-19 Mart 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>1. Balıkesir Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>28 Haziran-12 Temmuz 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>2. Balıkesir Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>26-30 Temmuz 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>Erzurum Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>23 Temmuz-7 Ağustos 1919 </strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>1. Nazilli Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>6-9 Ağustos 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>Alaşehir Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>16-25 Ağustos 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>Sivas Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>4-11 Eylül 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>3. Balıkesir Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>16-22 Eylül 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>2. Nazilli Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>19-23 Eylül 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>1. Edirne Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>16 Ekim 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>4. Balıkesir Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>19 &#8211; 21 Kasım 1919</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>2. Edirne Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>15 Ocak 1920</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>5. Balıkesir Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>10 -23 Mart 1920</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>Lüleburgaz Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>31 Mart &#8211; 2 Nisan 1920</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>Büyük Edirne Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>9 -13 Mayıs 1920</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>Afyonkarahisar Kongresi</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>:</strong></span></td>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>2 Ağustos 1920</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/18/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/18/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=18&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/diger-kongreler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.ataturk.net/mmuc/7k.gif" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Cemiyetler</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/kurtulus-savasi-yillarinda-kurulan-yararli-ve-zararli-dernekler/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/kurtulus-savasi-yillarinda-kurulan-yararli-ve-zararli-dernekler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 17:39:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[ KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA KURULAN YARARLI VE ZARARLI DERNEKLER I- YARARLI DERNEKLER : A- Genel Amaçlı Dernekler : 1- İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti : İzmir, 1 Aralık 1918 Cemiyet, kendisine katılan &#8220;İstihlası Vatan Cemiyeti&#8221; ve kurulmasına yardımcı olduğu &#8220;İlhakı Red Cemiyeti&#8221; ile kaynaşmış olarak faaliyetine İstanbul&#8217;da devam ederken İzmir&#8217;deki faaliyetlerini de işgal dolayısıyla Denizli&#8217;ye nakletmiştir. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=17&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#999999;"> KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA KURULAN YARARLI VE ZARARLI DERNEKLER</span></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><img src="http://www.ataturk.net/mmuc/6k.gif" border="2" alt="" hspace="9" vspace="4" width="200" height="143" align="right" /></span><span style="color:#ff0000;"> <strong>I- YARARLI DERNEKLER :</strong> </span><span style="font-size:x-small;color:#ff0000;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong>A- Genel Amaçlı Dernekler :</strong></span></div>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><br />
<strong><span style="color:#ff0000;">1- İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti :</span></strong> İzmir, 1 Aralık 1918 Cemiyet, kendisine katılan &#8220;İstihlası Vatan Cemiyeti&#8221; ve kurulmasına yardımcı olduğu &#8220;İlhakı Red Cemiyeti&#8221; ile kaynaşmış olarak faaliyetine İstanbul&#8217;da devam ederken İzmir&#8217;deki faaliyetlerini de işgal dolayısıyla Denizli&#8217;ye nakletmiştir.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">2- Tarakya &#8211; Paşaeli Heyet-i Osmaniyesi :</span></strong> Edirne, 2 Aralık 1918 Heyet-i Temsiliye&#8217;nin isteği ile Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adını alarak, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8217;nin şubesi olmuştur.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">3- İstihlası Vatan Cemiyeti :</span></strong> Manisa, Kasım 1918 19 Mart 1919 Kongresi ile İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti&#8217;ne katılmıştır.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">4- İlhakı Red Heyet-i Milliyesi (Müdafaa-i Vatan Heyeti) :</span></strong> İzmir, Aralık 1919<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">5- Hareket-i Milliye-Redd-i İlhak ve Redd-i İşgal Heyetleri :</span> </strong>Balıkesir Balıkesir ve Alaşehir Kongresi ile genelleştirilmiştir. Sivas Kongresi&#8217;nden sonra da &#8220;Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8221; teşkilatına dönüşmüştür.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">6- Heyet-i Milliye :</span> </strong></span></p>
<ul><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><span style="color:#ff0000;"><strong>a) Aydın Heyet-i Milliyesi</strong><br />
<strong>b) Denizli Redd-i İlhak Heyet-i Milliyesi</strong></span> Denizli&#8217;de 29 Mayıs 1919&#8242;da kurulmuştur. Asıl Heyet-i Milliye adını taşıyan Cemiyet, 7 ağustos 1919&#8242;da, Nazilli&#8217;de aktedilen bir kongre ile kurulmuştur. Nazilli Kongresi bu bölgede kurulan Heyet-i Milliye kuruluşları ile birleşmiş, Alaşehir Kongresi ile genişleyerek Batı Anadoluyu içine alacak şekilde yayılmıştır. Sivas Kongresi&#8217;nden sonra da Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8217;ne katılarak, bu cemiyetin şubelerini oluşturmuşlardır. Nazılli Kongresi ile Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Isparta ve Antalya, Nazilli merkezine bağlanmıştır. Bağlanan kuruluşlar arasında, Çine Heyet-i Milliyesi, Akhisar Redd-i İlhak, Söke Heyet-i Milliyesi, Milas Müdafaa-i Vatan Cemiyetlerini sayabiliriz. </span></ul>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">7- Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti :</span></strong>Trabzon, 12 Şubat 1919 Rize,Gümüşhane,Giresun ve Ordu&#8217;da şubeler açmıştır. Cemiyet, Erzurum Kongresi&#8217;nden sonra &#8220;Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8221; şubesine dönüşmüştür. Sivas Kongresi&#8217;nden sonra da &#8220;Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8221; adını almıştır.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">8- Kilikyalılar Cemiyeti :</span> </strong>Merkezi İstanbul, 21 Aralık 1918<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">9- Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti :</span></strong>Erzurum, 10 Temmuz 1919 2 Aralık 1918&#8242;de İstanbul&#8217;da kurulan &#8220;Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti&#8221;nin Erzurum şubesi, daha faal hareket etmek amacı ile &#8221; Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8221;ne dönüşmüştür. Kurucuları Erzurum Kongresi üyeleridir. Cemiyet, Sivas Kongresi kararı ile &#8221; Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8221;ne katılmıştır. Erzurum&#8217;da kuruluş ise anılan cemiyetin şubesini oluşturmuştur. Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8217;nin İstanbul merkez olmak üzere, ilk kuruluşunda Erzurum&#8217;dan başka Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Bayburt, Bayezid, Hasankale, İspir, Narman, Bitlis, Erzincan, Şebinkarahisar, Van, Hınıs, Tercan, Tortum ve Yusufeli&#8217;de şubeleri vardı.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">10- Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti :</span></strong>Sivas, 11 Eylül 1919 Sivas Kongresi kararı ile kurulmuştur. Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak, Redd-i İşgal ve diğer benzeri isimler altında kurulan cemiyet ve heyetler tek bir çatı altında birleştirilmiştir. Bu karardan sonra bir çok il ve ilçemizde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubesi kurulmuştur.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">11- Kars Milli İslam Şürası :</span> </strong>Kars, Kasım 1918 17-18 Ocak 1919&#8242;da &#8220;Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti Muvakkate-i Milliyesi&#8221; olarak adını değiştirmiştir.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">12- İstanbul&#8217;da Müdafaa-i Hukuk davasını desteklemek amacı ile kurulan gizli cemiyetler :</span></strong> </span></p>
<ul><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">1- Karakol Cemiyeti :</span> </strong>İstanbul, Kasım 1919 Milli Mücadele&#8217;nin başlangıcında Anadolu&#8217;ya yardımcı olmuş, sonraları tehlikeli ilişkileri nedeniyle kapatılmış, yerine Müdafaa-i Milliye Teşkilatı ve MM grubu kurulmuştur.<br />
<span style="color:#ff0000;"><strong>2- MM Grupları :</strong><br />
</span>a) Müsellah MM grubu<br />
b) MM grubu (Müdafaa-i Milliye)<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">3- İstanbul Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti :</span></strong> İstanbul, 1919</span></ul>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">13- İstanbul&#8217;da kurulan diğer cemiyetler :</span></strong> </span></p>
<ul><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">a) Milli Kongre :</span></strong> İstanbul, 1918 Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti&#8217;nin oluşturduğu bir kuruluştur. Milli Kongre Fırkasının başkanı Esat Paşa, 1919 seçimleri dolayısıyla Ankara ile uyuşmazlığa düşmüş, İstanbul&#8217;da Meclis-i Mebusan&#8217;ın kapatılması sonucu, Fırkanın faaliyeti sona ermiştir.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">b) Milli Ahrar Fırkası :</span></strong> İstanbul, 4 Mayıs 1919. Anadolu&#8217;daki hareketi desteklemiştir.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">c) Milli Türk Fırkası :</span></strong> İstanbul, 23 Kasım 1918. Anadolu&#8217;daki harekete bağlı kalmıştır.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">d) Anadolulular Cemiyeti :</span></strong> İstanbul, Ağustos 1921</span></ul>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><br />
<strong><span style="color:#ff0000;">B- Kadınların Kurdukları Cemiyetler :</span></strong> </span><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">1. İstihlas-ı Milli Kadınlar Cemiyeti :</span></strong> İstanbul, 24 Kasım 1918<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">2. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti :</span></strong>Sivas, 10 Aralık 1919 Bu cemiyetin Konya, Niğde, Burdur, Aydın, Erzincan, Kayseri, Kastamonu, Eskişehir, Amasya, Yozgat, Pınarhisar, Viranşehir ve Kangal&#8217;da şubeleri kurulmuştur. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><span style="color:#ff0000;"><strong>II- ZARARLI DERNEKLER</strong> </span></span></p>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">A. Milli varlığa ve Anadolu&#8217;daki milli harekete düşman cemiyetler :</span></strong> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">1- İngiliz Muhipler Cemiyeti :</span></strong>İstanbul, 20 Mayıs 1919. Manda taraftarı<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">2- Wilson Prensipleri Cemiyeti :</span></strong> İstanbul, 14 Ocak 1919. Manda taraftarı<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">3- Kürdistan Teali Cemiyeti :</span></strong>İstanbul, Mayıs 1919.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">4- Teali-i İslam Cemiyeti (Eski Cemiyet-i Müderrisin) :</span> </strong>İstanbul, 19 Şubat 1919. Hilafetçi ve ümmetçi<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">5- Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti :</span></strong> İstanbul, Ocak 1919 28 Eylül 1919&#8242;da Hürriyet ve İtilaf Fırkası&#8217;na katılmıştır.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">6- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası :</span> </strong>İstanbul, 14 Ocak 1919 Fırka, Sulh ve Selamet Cemiyeti ile Selamet-i Osmaniye Fırkası&#8217;nın birleşmeleriyle oluşmuştur.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">7- Hürriyet ve İtilaf Fırkası :</span></strong> İstanbul, Ocak 1919<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">8- Nigehban Cemiyet-i Askeriyesi :</span> </strong>İstanbul, Ocak 1919 Hürriyet ve İtilaf&#8217;la beraber hareket etmiştir.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">9. Osmanlı İla-yi Vatan Cemiyeti :</span> </strong>İstanbul, 19 Kasım 1919 Padişah taraftarı ve Müdafaa-i Hukukun tamamen karşısındadır. Cemiyet, gizli olarak Milli Mücadele aleyhine örgütlediği Tarik-i Salah (veya Tarikat-ı Salahiye) Cemiyeti ile beraber çalışmıştır. Bu dernek ve partilerin dışında, faaliyetleri sınırlı ve etkinliği yaygın olmayan, Osmanlı Mesai Fırkası, Osmanlı Çiftçiler Cemiyeti, Türkiye Sosyalist Fırkası, Vahdet-i Milliye Heyeti, Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Partisi, Türk Teali Cemiyeti, Müsalemet İttifakı, Amele Fırkası gibi kuruluşlar Anadolu&#8217;daki Milli Mücadele hareketinin karşısında olmuşlardır.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">10. Lazistan Selamet-i Milliye Cemiyeti :</span> </strong>Rize, 23 Nisan 1919 Gürcülerin çıkarlarına hizmet eden para ile tutulmuş kimselerden oluşmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><span style="color:#ff0000;"><strong>B. Azınlıkların Kurdukları Zararlı Dernekler :</strong> </span></span></p>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">1. Rumların kurdukları cemiyetler :</span></strong> </span></p>
<ul><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">a) Mavri Mira :</span></strong>Rum Patrikhanesi&#8217;nde kurulmuştur. Yunan Kızılhaç Cemiyeti ile Resmi Göçmenler Komisyonu da Mavri Mira&#8217;ya bağlı idiler. Ayrıca, Rum okullarındaki izci kuruluşları da tamamiyle Mavri Mira tarafından yönetilmekteydi.<br />
<span style="color:#ff0000;"><strong>b) Pontus Rum Cemiyeti</strong><br />
<strong>c) Trakya Cemiyeti İttihad-ı Milli ve Kordos adlı cemiyetler</strong></span></span></ul>
<p><span style="font-size:x-small;font-family:Arial Tur, Helvetica, Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">2. Ermenilerin Kurdukları Cemiyetler :</span></strong>Daha önceleri Ermenilerin kurmuş oldukları Taşnaksütyan ve Hınçak adlı gizli ve yeraltı örgütleri milli mücadele döneminde de faaliyette bulunmuşlar ve yabancı devletlerle işbirliği yapmışlardır. Ermeni patriği Zaven Efendi de Ermenilerin örgütlenmesinde önemli rol oynamıştır. </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/17/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/17/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/17/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=17&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/kurtulus-savasi-yillarinda-kurulan-yararli-ve-zararli-dernekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.ataturk.net/mmuc/6k.gif" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>AMASYA GÖRÜŞMELERİ ve PROTOKOLÜ</title>
		<link>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/amasya-gorusmeleri-ve-protokolu/</link>
		<comments>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/amasya-gorusmeleri-ve-protokolu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 17:33:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doganweb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ataturkport.wordpress.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[AMASYA GÖRÜŞMELERİ ve PROTOKOLÜ (20-22 Ekim, 1919) Ali Rıza Paşa Hükümeti&#8217;nin temsilcisi Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Sivas Kongresi Temsil Heyeti adına Başkan Mustafa Kemal Paşa, Rauf (Orbay) ve Bekir Sami (Kunduh) Beyler arasında Amasya&#8217;da görüşmeler yapıldı. Amasya görüşmesi ve imzalanan protokoller, Anadolu&#8217;da başlatılan milli mücadelenin İstanbul Hükümeti&#8217;nce tanınması bakımından önemlidir. Yapılan toplantılar sonunda, önemli [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=16&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#c0c0c0;font-family:Arial TUR;">AMASYA GÖRÜŞMELERİ ve PROTOKOLÜ<br />
(20-22 Ekim, 1919)</span></strong></p>
<p><span style="color:#ff0000;">Ali Rıza Paşa Hükümeti&#8217;nin temsilcisi Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Sivas Kongresi Temsil Heyeti adına Başkan Mustafa Kemal Paşa, Rauf (Orbay) ve Bekir Sami (Kunduh) Beyler arasında Amasya&#8217;da görüşmeler yapıldı. Amasya görüşmesi ve imzalanan protokoller, Anadolu&#8217;da başlatılan milli mücadelenin İstanbul Hükümeti&#8217;nce tanınması bakımından önemlidir. Yapılan toplantılar sonunda, önemli kararlar ve hükümler içeren, üçü açık ve ikisi gizli beş protokol hazırlanıp kabul edildi.</span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ataturkport.wordpress.com/16/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ataturkport.wordpress.com/16/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ataturkport.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ataturkport.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ataturkport.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ataturkport.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ataturkport.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ataturkport.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ataturkport.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ataturkport.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ataturkport.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ataturkport.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ataturkport.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ataturkport.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ataturkport.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ataturkport.wordpress.com/16/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ataturkport.wordpress.com&amp;blog=3822582&amp;post=16&amp;subd=ataturkport&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ataturkport.wordpress.com/2008/05/26/amasya-gorusmeleri-ve-protokolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">doganweb</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
